Yabancılara Türkçe Öğretimi Yöntemleri

Eğitim • 6 ay önce

Bu yöntemler sırasıyla:

a. Dil Bilgisi Çeviri Yöntemi
b. Doğal Yöntem
c. İşitsel – Dilsel Yöntem
d. İşitsel – Görsel Yöntem
e. Bilişsel Yöntem
f. İletişimci Yöntem
g. Seçmeci Yöntem, şeklindedir.

Dil Bilgisi – Çeviri Yöntemi

Dil bilgisi – çeviri yöntem, dil öğretim yöntemleri arasında en uzun süre kullanılan yöntemdir. İlk zamanlar Latincenin öğretimi için uygulanan yöntem, ilerleyen dönemlerde diğer dillere de adapte edilmeye başlanmıştır. Dil bilgisi – çeviri yöntemi, yabancı dil öğretiminde dil bilgisini ve bire bir çeviriyi merkeze konumlandıran bir yöntemdir. Bu yöntemin amacı gramer ve çeviri bilgisi vermek değil; aksine gramer ve çeviri aracılığıyla yabancı dil öğretmektir. Bütün diğer dil öğretim yöntemlerinde olduğu gibi, dil bilgisi – çeviri yönteminde de asıl amaç yabancı dilin öğretilmesidir Dil bilgisi – çeviri yönteminde çeviri, dil bilgisinin öğretilmesine, dil bilgisi de yabancı dilin öğretilmesine aracı olmaktadır (Adıgüzel, 2001).

Bu yöntemin uygulanmasındaki teknikler şu şekildedir:

  • Kuramların tümdengelimsel açıklanıp uygulanması
  • Edebî parçaların öğrenciler tarafından ana dillerine çevrilmesi
  • Okuduğunu anlamaya yönelik soruların cevaplanması
  • Kelimelerin eş ve zıt anlamlılarının bulunması
  • Hedef dil ile ana dil arasındaki ortaklıkların bulunması
  • Boşlukların doldurulması
  • Ezberleme
  • Verilen kelimelerin cümle içerisinde kullanılması
  • Kompozisyon yazdırılması
    (Diane Larsen-Freeman, 1986; Neuner ve Hunfeld, 2002’den aktaran: Şahin, 2013: 61).

Doğal Yöntem

Bu yöntemde dil öğretiminin, öğrencinin ana dilini öğrendiği gibi öğrenebileceği görüşü savunulmaktadır. Yöntemde dil bilgisi kurallarının açıkça verilmesi yerine, öğrencilerin dil bilgisi kurallarını kendilerinin çıkarımlar yoluyla edinebileceği düşünülmektedir. Yeni bir dilin dil bilgisi yapıları öğretilirken tekrar, ezber ve alıştırmanın ön planda olduğu yöntemde dil bilgisi öğretimi tümevarım yaklaşımına göre yapılmaktadır. Doğal yöntemin başarıya ulaşabilmesi için, öğrencilerin öğrenme ortamında ana dilin kullanılmaması gerekmektedir.

Demirel (1990) yöntemin olumsuz yönünü, öğrenciyi kısa bir zaman zarfı içinde ve dil bilgisi açısından tam olgunluğa erişememiş olarak öğrencinin kendini ifade etmesi şeklinde belirtmiştir. Dolayısıyla öğrencilerin konuşmalarında dil bilgisi yetersizliğinden kaynaklanan yanlış kullanımlar ortaya çıkmaktadır. Doğal yöntemde, öğrenenlerin hedef dildeki yapı ile durumlar arasında doğrudan bir ilişki kurmaları beklenmektedir. Bu da her öğrencinin başarılı olacağı bir yöntem değildir. Çünkü her öğrencinin bilgi birikiminin ve zihinsel becerisinin aynı düzeyde olması beklenemez.

İşitsel – Dilsel Yöntem

Bu yöntem yabancı dilin dinleme ve konuşma becerilerine öncelik verip dildeki kalıp ifadeleri öğretmek yoluyla edinebileceğini savunur. İşitsel – dilsel yönteme göre yabancı dil edinim sürecinde dil bilgisi kuralları tek başına verilmemeli, tekrar yöntemleriyle alışkanlık oluşturularak ve örnek cümleler üzerinden pratik yapılarak dil öğretimi yapılmalıdır. Sesli eğitime önem verilen yöntemde, anadil öğretiminde olduğu gibi öncelikle temel ve basit cümle yapıları sırayla verilerek öğretilmeye çalışılmakta, ardından da öğrencilerden bu cümlelere yapı yönüyle benzeyen yeni cümleler kurması beklenmektedir. Yöntem, dil bilgisini cümle içinde öğretmeyi hedeflemekte ve dil bilgisi öğretimi tümevarım tekniğiyle yapılmaktadır. Tümevarımsal dil bilgisi etkinliklerinde, cümlelerin yeniden oluşturulmasında zorlukla karşılaşılırsa ana dilde o cümleye dair açıklama yapılır. Bu durumların dışında öğrenme ortamında işitsel birliği sağlama açısından sadece hedef dil kullanılır (Şahin, 2013).

İşitsel – dilsel yöntem, basit cümle yapılarını sık tekrar yaparak öğretmesi sayesinde dil öğretimini kalıcı hâle getirmektedir. Ayrıca öğrencilerin dinleme ve konuşma becerileri de gelişir. Fakat bu durum bir süre sonra öğrencileri ezberciliğe sürüklediği için tam manasıyla amaçlanan hedefine ulaşamamaktadır.

İşitsel – Görsel Yöntem

Bu yöntem, işlenen konuların görsel materyaller ile desteklenmesi temeline dayanmaktadır (Şahin, 2013). Somut kavramlar, öğrencilerin zihinlerinde anlamlandırılması için görsel unsurlarla ifade edilmeye çalışılmaktadır. Böylece kavramların öğrenilmesi ve kalıcılığı daha nitelikli gerçekleştirilir. Örneğin kültürel
içerikli etkinliklerde görsellere yer verilmesi öğrencilerin nesneler ve kavramlar arasında bağlantı kurmaları noktasında son derece önemlidir (Demircan, 2013).

Görme ve işitmeye dayanan bu yöntem, dil öğretiminde teknolojinin yer almasıyla gündeme gelmiştir. Yazılı metinler yerine görsel materyallerin kullanılması dil öğretimi açısından öğrencilerdeki duyuşsal gelişimi de geliştirmektedir (Güzel ve Barın, 2013).

Bilişsel Yöntem

Bilişsel yöntemde öğrenme ve düşünme birbiriyle orantılı olarak işlenmektedir. Bu öğrenme süreci öğrenenler için dil öğrenimini daha zevkli hâle getirir. Bu yaklaşıma göre dil alışkanlıklar bütünü olarak değil, yaratıcı bir süreç olarak ele alınmaktadır. Öğretmen etkinlikleri sürekli vermek yerine, dil yapısını düşündürerek dil öğrenmeyi kolaylaştıran bir rehber rolündedir (Demirel, 2012).

Dil öğretim yöntemleri arasında dil bilgisi konusuna en fazla ağırlığı veren yöntem bilişsel yöntemdir. “Ortaya çıkışında Ausubel ve Chomsky’nin görüşlerinin etkili olduğu bu yöntemde, dilin anlamlı bir sistem olarak bilinçli edinimine önem verilmektedir. Bu yönteme göre yapıyı anlamak, onu kullanmaktan daha önemlidir. Yapı anlaşıldıktan sonra kullanım da kendiliğinden gelecektir. Buna göre yöntemde, kural öğrenme ve anlamlı araştırmalar yapma önem taşımaktadır” (Güzel ve Barın, 2013).

Bu yöntemde, öğrencinin hedef dilin yapısını anlaması, o yapının kullanma aracı olmasından daha çok önem arz ettiği belirtilerek dil bilgisine verilen önceliğe dikkat çekilmektedir (Aydın, 1996). Bu yöntem, işitsel-dilsel yöntemde olduğu gibi tekrar yaparak yapıları öğretmek yerine, dili bilişsel bir dizge hâlinde ele alarak zihinsel beceriyi ve yaratıcılığı temel aldığından işitsel-dilsel yönteme karşı bir görüş ortaya koymuştur.

Hedef dili öğrenmeye yeni başlayan bir öğrenen için taklit ederek öğrenme önemli bir yere sahiptir. Hengirmen’e (1993) göre: “…dil öğretimine yeni başlayan bir kişi birdenbire öğrendiği dilin bütün kurallarını anlamlı bir biçimde kavrayamaz. Bu kurallar ve bazı cümle kalıpları başlangıçta ezberletilerek, daha sonra anlamlı bir hale getirilebilir”. Bu açıdan bakıldığında bilişsel yöntemin daha etkili kullanılabilmesi için tümevarım ve tümdengelim tekniklerinin bir arada kullanılması gerekmektedir. Öğrencinin günlük hayatında dili kullanırken dil bilgisi kurallarına fazla bağlı kalmadan cümle dizgelerini yeniden üreterek dilin mantığını kavraması öğrenme sürecini daha kolay ve etkili hâle getirmektedir.

İletişimci Yöntem

Bu yöntemde dil bilgisi kurallarının öğretilmesinden ziyade öğrencinin dili bir iletişim aracı olarak kullanılması önemlidir. Bu yaklaşıma göre dil bir iletişim aracıdır. İletişim kavramı bu yaklaşımın en önemli ve temel kavramıdır. Amerikan ve İngiliz dil bilimcileri bu yaklaşımı, dil öğretiminin temel amacı olan iletişim becerilerini geliştirme ile dil ve iletişimi birbirine bağlayan ve dilin dört alanı olan dinleme, konuşma, okuma ve yazma becerilerini öğretme yöntemlerini geliştirme amacını taşıyan bir yaklaşım olarak görürler (Güneş, 2011). İletişimsel yönteme göre dil bilgisi öğretimi kavramsal – işlevsel yaklaşımla iletişim aracılığıyla yapılmalıdır.

İletişimci yaklaşımın kullanım özellikleri:

  • Öğrenci için anlamlı olan sözlü ve yazılı iletişim etkinliklerine ağırlık verilir.
  • Öğretim öğrenci merkezlidir
  • Öğretim etkinlikleri daha çok karşılıklı diyalog, grup çalışması benzetim, problem çözme ve eğitsel oyunlarla öğrenime dayanır
  • Amaç dilde yazılmış ve günlük iletişimde kullanılan özgün materyaller öğretim için kullanılır
  • Öğretmenin hem ana dilde hem de amaç dilde yeterli olması istenir
  • Öğretmenin rolü, öğrencilere amaçlarına uygun bir şekilde iletişim kurmalarına yardımcı olmaktır (Demirel, 2012).

Seçmeci Yöntem

Bu yöntem, diğer yöntemlerin olumlu taraflarının alınıp bir araya uygun bir şekilde getirilerek kullanılmasına dayanmaktadır. Seçmeci yöntem, bir yöntemden çok yöntem seçme tekniğidir. Dil öğretiminde güncel bakış açısı tek bir yöntemin değil, konunun niteliğine göre seçilecek birden fazla yöntemin birlikte kullanımını savunmaktadır. Bu görüşü savunucularından Sweet (1899), iyi bir yöntemin öncelikle geniş boyutlu ve seçmeci olması gerektiğini söylemektedir. Bu yöntemde öğrenme ortamı, öğrencilerin seviyesi, yaşları, cinsiyetleri, dil öğrenme amaçları gibi farklılıklar göz önüne bulundurularak dil öğretim yöntemlerinin en uygun yönleri seçilip dil öğretimi için kullanılır.

Yöntemin etkili olması için öğretmenin her yöntemi iyi bir şekilde bilmesi gerekmektedir. Benhür (2002)’ göre, iyi bir dil öğreticisi cümlelerde geçen dil bilgisi yapılarının öğretimi, bu yapıların öğrenilip öğrenilmediğinin kontrolünü ve öğrencinin önceden öğrendiği yapılar ile yeni öğrendiği yapıları birleştirerek iletişim kurmasını sağlamak için hangi yöntem ve tekniklerin kullanılacağını çok iyi bilmelidir.
Yöntemlerin, hangi konuda veya hangi beceri için daha uygun olduğunu tespit edilerek dil öğretimini buna göre tasarlanmalıdır.

Yöntem seçme tekniği olarak tanımladığımız seçmeci yöntemde;

  • Dört temel becerinin birbirine denk gelecek şekilde verilmesine
  • Dil öğretiminin gerçek hayatta uygulanabilir olmasına
  • Gerekli açıklamalar dışında hedef dil dışında bir dil kullanılmadan öğretim yapılmasına
  • Öğretimin basitten karmaşığa, somuttan soyuta doğru olmasına
  • Dil bilgisi öğretiminde bir seferde tek bir yapının verilmemesine ve bu yapının tam olarak öğrenilmeden bir başka yapıya geçilmemesine önem verilmektedir.

Kaynak: Yabancılara Türkçe Öğretiminde Kullanılan Ders Kitaplarındaki Dil Bilgisi Öğretim Yöntemlerinin İncelenmesi, Emre Kayasandık, Antalya, 2018

💬 Yorumlar
Yorumları Göster