Öğretmenlik Mesleğinin Statüsünü Belirleyen Faktörler

Öğretmenler mesleklerini yerine getirirken diğer meslek dallarında olmadığı kadar etik ilkelere uygun davranmak durumundadır. Bu nedenle bütün öğretmenler tutum ve davranışlarından sorumludur. Öğretmenlik mesleğinin kendisine ait özellikleri bu meslek grubu diğer mesleklerden ayırmaktadır. Öğretmenlik mesleğinin temel belirleyicisi olan özellik diğer meslek dallarında uzmanlaşan bireylerinde eğitimini sağlamalarıdır (Erdem ve Şimşek, 2013: 187).

Şekil 2.2 incelendiğinde öğretmenlik mesleğinin statüsünü belirleyen profesyonel faktörler; çalışma süreleri, ücret, mesleğe giriş şartları, öğretmen ihtiyacı, öğretmen niteliği ve öğretmenin kişisel hakları şeklinde değerlendirilmektedir. Profesyonel olmayan faktörler ise toplum tarafından öğretmene verilen değer, öğretmenin kişisel özellikleri, hiçbir şey olamıyorsan öğretmen ol anlayışı, diğer görüşler ve medya olarak belirtilmiştir (Ünsal, 2018: 118).

a) Profesyonel Olmayan Faktörler

Öğretmenlerin statüsünü belirleyen faktörlerin arasında yer alan ve mesleki özellikler olmayan faktörler arasında, toplum tarafından öğretmene verilen önem, öğretmenlerin kişisel nitelikleri, medyanın öğretmene yaklaşımı ve öğretmen imajını sunumu, öğretmenlik mesleğinin başarısız insanlar tarafından yapıldığına yönelik “hiçbir şey olamıyorsan öğretmen ol görüşü ve diğer görüşler belirlemektedir.

Bütün dünyada öğretmenlik mesleğine yönelik olarak kadınların yoğunluklu olarak tercih ettiği, doktor ve hâkim gibi mesleklerden toplumsal statü açısından daha az saygın ancak diğer meslek dalları ile karşılaştırıldığında daha saygın olarak algılandığı toplumsal bir yaklaşım bulunmaktadır. Finlandiya’da öğretmenlik mesleğini yapabilmek için yüksek nota sahip olmak ve yüksek lisans mezunu olma zorunluluğu bulunurken yüksek bir saygınlığa sahiptir. Güney Kore ve Singapur’da da benzer bir yaklaşım bulunmaktadır. ABD’de öğretmenler daimî bir kadroya sahip değillerdir ve performans değerlendirmesine uygun olarak görevlerine devam edebilmektedirler (Yurdakul vd., 2016: 24). Türkiye’de ise öğretmenlik özel bir konumu bulunan meslek dalıdır. Öğretmenlik mesleğinin eğitim sisteminden kaynaklanan sorunlar nedeniyle statüsünün gün geçtikçe azaldığı saptanmaktadır (TEDMEM, 2014: 2).

Türkiye’de uzun süre öğretmenlik mesleğine ilişkin olarak uzun vadeli eğitim politikaları uygulanmadığı için öğretmenlik mesleği olumsuz etkilenmiştir. Özellikle 1970’li yıllarda yapılan “mektupla öğretmen yetiştirme”, “40 günlük hızlandırılmış öğretmen yetiştirme” uygulamaları ile 1990’lı yıllara kadar öğretmenlik mesleği diğer meslek dallarında başarısız olan bireylerin seçtiği bir meslek olarak görülmesi, toplumda oluşan, “hiçbir şey olamıyorsan bari öğretmen ol” anlayışına yol açmıştır (Eğitim Bir-Sen, 2008: 6).  Öğretmenliğin “kutsal bir meslek” imajına sahip olmasının yanında  “ücreti düşük ancak garantili bir meslek” algısı da yer almaktadır. Bu nedenle, mesleğinin imajı düşünüldüğünde düşük gelir gruplarında mesleğin yüksek bir statüye sahip olduğu ancak yüksek gelir grubuna bağlı bireyler için yeterli bir meslek olarak algılanmadığı da elde edilen bulgular arasındadır (Gönülaçar, 2016: 14).

b) Profesyonel Faktörler

Öğretmenlerin statüsünü belirleyen profesyonel faktörler arasında öğretmenin niteliği, ücret, çalışma adresi, mesleğe giriş, öğretmenlerin kişisel hakları, meslekte ilerleme olanağı ve öğretmen ihtiyacı bulunmaktadır.

Günümüzdeki eğitim sistemi düşünüldüğünde öğretmenlerden aranan nitelik ve şartların değişmesine paralel olarak öğretmenlik mesleğinin statüsünün de değiştiği ve belirgin farklar oluştuğu görülmektedir. İyi eğitim almamış öğretmenlerin veya öğretmenlik için uygun olmayan bir birey, eğitimin kalitesini düşürecek ve aynı zamanda kendi doğasına, yeteneğine uygun olmayan fakat yapmak zorunda olduğu bir meslekten dolayı birey mutsuz olacaktır (Şakar, 2010: 50). Öğretmenlik mesleğinde en önemli nitelik insanları sevmek ve örnek olmak için istekli olması gerekmektedir. Etkin iletişimde başarılı olamayan bireylerin öğretmenlik mesleğinde başarılı olması düşünülemez (Küçükoğlu ve Kaya, 2007: 213). Öğretmenlik mesleği üyesi olan bireylerin bazı niteliklere sahip olması gerekmektedir. Bu özellikler Kişisel özellikler ve mesleki özellikler olmak üzere iki başlık altında incelenebilir (Çelikten, Şanal ve Yeni, 2005: 214):

  • Kişisel Nitelikler
    • Farklı düşüncelere karşı esnek ve objektif olma
    • Öğrencilerin kişisel özelliklerini algılama ve saygı duyma
    • Bilimsel gelişmelere açık,
    • Öğrencilerin farklı ihtiyaçlarına karşılık farklı çözümleri yapabilecek yapıda olma,
    • Toplumsal gelişmenin temeli sayılan değişime uyum sağlama,
    • Sürekli öğrenen bir yapıya sahip olma
    • Araştırmacı
    • Yüksek başarıya odaklı olma
  • Mesleki Nitelikler
    • Uzmanı olduğu alanda yeterli bilgiye sahip olma
    • Eğitimde planlama yeteneğine sahip olma
    • Farklım alanlarda kendini yetiştirebilme
    • Eğitim sürecinde aktif başarı ve etkili olabilme
    • Öğrencilerin gelişimlerini sağlayabilmek için eğitime katılmalarını düzenleme
    • Öğrencilerdeki Gelişimi İzleme
    • Genel Kültür

Öğretmenlerin insana odaklı bir hizmet verdiği düşünülürse göreve başladığı ilk günden itibaren gerekli niteliklere hemen sahip olması oldukça zordur. Öğretmenlik mesleği görevin karmaşık yapısı nedeniyle özellikle sınıf içi uygulamalarda belli bir deneyim isteyen süreçtir. Kariyer başlangıcından sonra öğretmenler öğrencilerin farklı özellikleri karşılaştıklarında kendileri yetersiz hissedebilmekte, meslekteki deneyimi arttıkça  deneycilik aşamasına girmesi ile  öğretim hedeflerini yeniden düzenleyerek fiziksel ve ruhsal enerjisini en üst seviyede öğrencilerine ulaştırdığı görülmektedir. Uzmanlık evresinde ise öğretmenlerin eğitim ve öğretim sistemini sorguladıkları saptanmıştır. Son aşama olan sakinlik aşamasında ise öğretmenin enerjisinin azalmasına karşılık, kendine güveni yüksek ve rahat bir tablo sergilemektedir (Gündüz, 2004: 51-53).

Özellikle ilkokullarda öğretmenin tutum ve davranışları ile öğrencilerine örnek olması önemli bir role sahiptir. Öğrencilerin öğretmen deneyimleri ile gelişen öğretmen imajları hayatları boyunca süren bir yapıya sahiptir. Öğrencilik dönemi içinde kazanılan öğretmen algısı bilgisinin olumlu olması, öğretmenlerin öğrenci iletişimine bağlıdır (Akbaşlı, 2009: 276). Günümüzde öğretmenlik mesleği yüksek gelir getiren bir meslek dalı olarak gösterilmemektedir. Akademik başarısı yüksek bireyler öğretmenliği tercih etmemekte ve başka meslek dallarına yönelmektedir. Öğretmenlik mesleğinin değişen rolünde gelirin önemli bir etkisi bulunmaktadır (TEDMEM, 2016: 10). Ekonomik koşullar göz önüne alındığında Türkiye’de öğretmenlik düzenli geliri olan memurluk olarak algılandığından, toplumun sadece belirli kesimleri tarafından tercih edilen bir meslektir. Bu nedenle, ekonomik getiri bakımından öğretmenlerle aynı statüde çalışan hekim, ve mühendislik gibi meslek gruplarının öğretmenlerden daha yüksek ücret alması mesleğin yetersiz olarak görülmesine neden olmaktadır (Gönülaçar, 2016: 83-84).

Kaynak: Öğretmenlerin Mesleki İmajlarının İş Doyumlarına Etkisi, Yüksek Lisans Tezi, 2019: Hüseyin Onur Cansız

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.