12.Uluslararası Eğitim Yönetimi Kongresi – Sonuç Bildirgesi

12. Uluslararası Eğitim Yönetimi Kongresi, “Yerelden Evrensele Eğitim Yönetimi” ana teması kapsamında “Eğitim Yönetiminde Kültürlerarası ve Disiplinlerarası Çalışmalar”, “Eğitim Yönetiminde Sürdürülebilirlik: UNESCO 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinde Eğitim Yönetimini Yeniden Düşünmek” ve “Yükseköğretimin Yönetiminde Eğilimler ve Gelecek Perspektifi” konuları çerçevesinde Başkent Üniversitesi Eğitim Fakültesi ile Eğitim Yöneticileri ve Eğitim Deneticileri Derneği’nin (EYED-DER) işbirliği ile 11-13 Mayıs 2017 tarihleri arasında Ankara Kızılcahamam Patalya Otel’de gerçekleştirilmiştir. Bu yıl ilk kez uluslararası olarak düzenlenen kongrede, toplam 300’e yakın bildiri sunulmuş, ayrıca üç panel, biri davetli yabancı konuk tarafından olmak üzere beş çalıştay ve bir sempozyum düzenlenmiştir. Kongreye 300’ün üzerinde araştırmacı, uygulamacı, dinleyici ve eğitimci katılmıştır. Açılış konuşmaları ve açılış panelinde eğitim yönetiminde alanda yaşanan kuram ve uygulama kopukluğu ortaya konmuş; Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ve alandaki akademisyenlerin sürekli işbirliği içinde olmalarının gerekliliğinin altı çizilmiştir.
Kongrede sunulan bildiriler “Türkiye’de Eğitim Yönetimi Alanının Sorunları ve Geleceği”, “Etkili Okullar”, “Okul Yönetimi, Liderliği ve Müdürlüğü”, “Suriyeli Öğrencilerin Eğitimi” “Yükseköğretimin Yönetimine İlişkin Sorunlar”, “Eğitim Reformları ve Değişim Yönetimi”, “Örgütsel Davranış”, “Sosyal Adalet”, “Okul-Aile İşbirliği”, “Öğretmen Yetiştirme”, “Okul Yönetiminde Karşılaşılan Sorunlar ve Çözüm Önerileri”, “Öğretmen Yeterlikleri”, “Çağdaş Eğitim Denetimi”, “Eğitimde Mesleki Gelişim Uygulamaları”, “UNESCO 2030 Hedefleri ve Eğitim Yönetimi” ve “Eğitim Yöneticilerinin Yetiştirilmesi” gibi farklı temalar altında yer almıştır. Ayrıca, bu yıl ilk kez genç akademisyenlere bilimsel destek sağlamak amacıyla yeni bir uygulama gerçekleştirilerek; yüksek lisans ve doktora düzeyinde tezlerine devam etmekte olan lisansüstü öğrencilerine yönelik “Lisansüstü Öğrencileri Çalıştayı” düzenlenmiştir.
İlk kez bu yıla özgü bir uygulama olarak, En İyi Doktora Tezi Ödülü, En İyi Uluslararası Makale Ödülü, En İyi Ulusal Makale Ödülü, Genç Araştırmacı Teşvik Ödülü, En İyi Bildiri Ödülü gibi farklı kategorilerde ödüller verilmiştir. Yapılan değerlendirmeler sonucunda En İyi Doktora Tezi Ödülüne Nedim Özdemir (Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü -Danışman: Yüksel Kavak, Hacettepe Üniversitesi); En İyi Uluslararası Makale Ödülüne Barış Uslu (Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi) ve Anthony Welch (University of Sydney); En İyi Ulusal Makale Ödülüne Sibel Akın, Ömer Çalışkan, Cennet E. Demir (Ortadoğu Teknik Üniversitesi); Genç Araştırmacı Teşvik Ödülüne Mehmet Şükrü Bellibaş (Adıyaman Üniversitesi) ve En İyi Bildiri Ödülüne ise M. Semih Summak ve Mahmut Kalman “Parents’ Evaluations of the Quality of School Processes and Outcomes from Insider-Outsider Perspectives: Giving Ear to What ‘The Big Boss’ Says” adlı çalışmalarıyla layık görülmüşlerdir.
Kongrede yurt dışından alanda bilimsel kimlikleriyle tanınmış iki bilim insanı davetli konuşmacı olarak sunum yapmıştır. Bunlardan Izhar Oplatka, “Eğitim Yönetimi Alanının Tarihsel ve Epistemolojik Analizi” ve Melita Kovačevıć “ Modern Universite: Değişim ve
Zorlukları Deneyimlemek” isimli sunumları ile alan uzmanları ve akademisyenlerle buluşarak farklı bakış açılarını ortaya koymuşlardır. Izhar Oplatka, alanın gelişiminde Batılı kuram ve modellerin hakimiyetini sorgulayarak yerele özgü kuramların gerekliliğini ortaya koymuş; bu anlamda bilimsel olarak belli ülkeler dışından yapılacak yayınların gerekliliğini vurgulamıştır. Melita Kovačevıć ise küreselleşme ekseninde modern üniversitelerin yaşamakta olduğu temel sorun alanlarını sunmuş ve yükseköğretim liderlerine düşen görevlerden bahsetmiştir.
“Yükseköğretim Yönetiminde Eğilimler ve Gelecek Perspektifi” panelinde yükseköğretimin tarihçesi, yükseköğretim mevzuatlarında yönetici atama, yükseköğretim programları, kalite güvence ve akreditasyon gibi konularda politikalar ve öneriler tartışılmıştır.
“Eleştirel Pedagoji ve Öğretmenlik Mesleği” panelinde ise, konuşmacılar öğretmenin ve öğretmen eğitiminin teknisyenliğe indirgenen rollerinden bahsedip, düşünen ve dönüştürücü öğretmene dair eleştirel pedagojinin sunduğu teorik çerçeveyi tartışarak saha çalışmaları ile örneklendirmişlerdir.
Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü AR-GE birimi yetkilileri, “Eğitimde İyi Örnekler ” isimli panelde “Fabrikasyon değil Terzi işi Eğitim Anlayışı” ile yola çıkarak tasarlayıp hayata geçirdikleri Bursa Öğretmen Gelişim Merkezinin etkinlik ve çalışmalarını sunarak, öğretmen eğitiminde yeni bir uygulamayı ve bu uygulamanın işleyişini tanıtmışlardır.
“Eğitim Yönetiminde Güncel Sorunlar” isimli sempozyumda alanın çeşitli sorunlarına ilişkin yapılan araştırmalardan ve bilgi birikiminden yola çıkarak güncel sorunlar belirlenmiş; buradan hareketle yeni araştırma konusu önerileri dinleyicilerle paylaşılmıştır.
Kongrede gerçekleştirilen çalıştaylar özellikle genç araştırmacılara bilimsel ve akademik destek sağlamayı amaçlayarak yoğunlukla araştırma yöntem ve teknikleri konusunda gerçekleştirilmiştir. Konusunda uzman öğretim üyeleri tarafından Nitel Araştırma Yöntemleri, İleri Düzey İstatistik Analizler, Karma Desen Araştırmaları konulu çalıştaylara ek olarak, International Journal of Leadership in Education dergisi yardımcı editörü Khalid Arar tarafından “Yaşam Öyküleri Yoluyla Araştırma Desenleme: Geleneksel Toplumlarda Kadın Liderliği” adlı çalıştay gerçekleştirilmiş olup, Arar nitel araştırma deseninde yaşam öykülerinin veri toplama aracı olarak kullanılabilirliğini dinleyicilerle paylaşmıştır. Genel olarak, tüm oturumlara, panel ve çalıştaylara yüksek düzeyde katılım olduğu ve alana ilişkin sorunların ayrıntılı tartışıldığı görülmüştür.
11. Ulusal Eğitim Yönetimi Kongresi Sonuç Bildirgesi’nde yer alan, eleştirel pedagojinin potansiyelinden faydalanarak eğitim yönetimi olgusunu zaman zaman bir bütün olarak ve sistematik bir bakış açısıyla, zaman zaman da bütünü parçalarına ayırmak ve parçalar arasındaki ilişkilileri keşfetmek suretiyle bir anlam çözümleme sürecine tabii tutmak gerekliliğinden yola çıkılacak olursa, bu yıl ilk kez programa alınan Eleştirel Pedagoji Paneli bir başlangıç olarak düşünülebilir.
Disiplinlerarası bir alan olarak eğitim yönetiminin epistemolojik temellerinin tartışılması, bilgi üretiminde niteliğin artırılması, Batılı çalışmaların tekrarlarından kaçınılarak ülkemizin bağlamına özgü kuramların oluşturulması; daha da önemlisi hem akademik olarak alanın hem de uygulamanın işlevselliğini sürdürmek ve geliştirmek amacıyla MEB ve üniversitelerin işbirliğinin artırılması, bu yol ile karşılıklı bilgi alışverişinin sağlıklı sürdürülmesi kaçınılmaz duruma gelmiştir.
Milli Eğitim Bakanlığı öğretmen ve yönetici yetiştirmeyi öncelikli bir konu olarak görmektedir. Eğitim Fakülteleri’nin programlarının gözden geçirildiği bu günlerde, öğretmen yetiştirmenin sertifika programlarının ötesinde değerlendirilmesi gereği ortaya çıkmaktadır. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ve MEB’in bilimsel çalışmaları ve sahada çalışan uygulamacıların ihtiyaçlarını veriye dayalı olarak değerlendirmesi kuram, uygulama ve politika geliştirme açısından önem teşkil etmektedir. Öğretmen yetiştirme, Eğitim Fakültelerimizin asli görevi olmakla birlikte; öğretmen ve yönetici yetiştirme politikalarının katılımcı bir yöntemle gerçekleştirilmesi eğitim sistemindeki tüm paydaşların yararına olacaktır. Sistemin etkililiğini ve verimliliğini sağlayan en önemli unsur olan yöneticilerin yetiştirilme ve istihdamı koşullarının rekabete dayalı olarak açıklık ve şeffaflıkla belirlenmesi ve üniversitelerle işbirliği içerisinde eğitim yöneticilerinin yetiştirilmesi sistemin başarısı açısından önemlidir. Ayrıca, lisansüstü programlarının açılması ve sürdürülmesi ile ilgili olarak YÖK tarafından belirlenen kriterlere titizlikle bağlı kalınması; öğrenci ve öğretim üyesi açısından pedagojik anlamda kabul edilmesi mümkün olmayan bazı uygulamaları önleyecek; ve programların niteliğini koruma ve artırmaya ciddi katkı sağlayacaktır. Bilgiye dayalı yönetim ilkesinin kamu yönetiminde geçmiş yıllara göre daha fazla yaygınlaştığı okul öncesinden yükseköğretime kadar bu ilkenin daha fazla uygulanma ihtiyacı olduğu ve eğitim yönetimi akademisyenlerinin bu konuyu bir ulusal mesele olarak gördükleri söylenebilir. Bu doğrultuda eğitim yönetimi akademisyenlerinin sahip oldukları akademik bilgi ve deneyimlerini uygulamaya aktarma konusundaki istek ve iradelerinin devam ettiği; böylece uygulama ve kuram arasındaki boşluğun ülkenin gelecek vizyonu doğrultusunda iyileştirilebileceğine olan inancın tam olduğu belirtilebilir.
Eğitim yönetimi çalışmalarının, yükseköğretimin yönetimini de kapsayacak biçimde zenginleştirilmesi, her düzeyde uygulamadan iyi örneklerin sergilenmesi ve paylaşılması önerilebilir. Sosyal medyanın bu anlamda daha etkili kullanılması gelecekteki kongrelere daha fazla erişimi sağlayacaktır. Türkiye’deki gelişmelere paralel olarak özel öğretim kurumlarının işleyiş ve yönetimine ilişkin çalışmalara da yer verilmesi alanın kapsamını genişletecektir. Ek olarak, kapsamlı ortak akademik çalışmaların gerçekleştirilmesinin alanın gelişimine katkı sağlayacağı öngörülmektedir.
Kongrenin başarılı bir biçimde gerçekleşmesini sağlayan Başkent Üniversitesi Eğitim Fakültesine, destekleyenlere, tüm emeği geçenlere ve öğrencilere teşekkür ediyoruz. EYED-DER ve Cumhuriyet Üniversitesi işbirliğiyle 10-12 Mayıs 2018 tarihinde gerçekleştirilmesi kararlaştırılan 13. Uluslararası Eğitim Yönetimi Kongresi’nde görüşmek dileğiyle.
Kongre Düzenleme Kurulu
Saygıyla Kamuoyuna Duyurulur
Kaynak: http://eyk12.eyedder.org.tr/tr/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.