Örgütlerde Değişim

 

Genel anlamıyla değişimi, herhangi bir sistemin, bir ortam veya sürecin belli bir durumdan farklı bir duruma dönüşmesi olarak belirtebiliriz. Organizasyonel değişme ise; örgütü oluşturan çeşitli unsurlar ve bu unsurlar arasındaki ilişkilerde meydana gelen planlı ya da plansız her türlü değişikliği ifade eder. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere organizasyonel değişme geniş kapsamlıdır ve yenilik yapma, gelişme ve büyüme gibi olaylarla yakından ilgilidir

Organizasyonel değişim ve yenilik yapma arasındaki ayrımı belirtmek için değişim ve yenilik kavramları arasındaki farka değinmek yerinde olacaktır. Değişimi bir şeyin o zamana kadar yapıldığından farklı olarak yapılması olarak belirtmiştik, yenilik ise o ana kadar yapılanlardan tamamen farklı ve yepyeni şeylerin yapılmasıdır. Yani yenilikle meydana gelen değişim orijinaldir. Dolayısıyla her yenilik faaliyeti bir değişimken her değişim bir yenilik olmayabilir.

Organizasyon Geliştirme organizasyonun, çevresindeki değişimler sonucunda kendi içinde uyguladığı değişikliklerin beşeri-sosyal yönüyle ilgilenir. Tüm yapısal ve teknik değişimlere bir cevap olarak organizasyonun inanç ve değerler yapısını ve kişiler arası ilişkileri geliştirmeyi amaçlayan bir eğitim stratejisidir. Tanımdan da anlaşılacağı üzere organizasyon geliştirme faaliyeti organizasyonel değişimin sonucunda gerçekleşecektir.

Büyüme ise kar, teknolojik gelişme, yeni ürünlere, yeni pazarlara yönelme arzusu, ekonomik gelişme gibi nedenlerle organizasyonun çeşitli unsurlarındaki hacim veya miktar yönünden bir artışı ifade eder. Büyümenin hacim ve miktarla ilgili yanıyla beraber kalite ile ilgili yanı da göz ardı edilmemelidir. Büyümeyle sadece niceliksel bir büyüme değil niteliksel, kaliteli bir gelişme ve değişme süreci algılanmalıdır. Sadece niceliksel bir büyümenin kalite, hız, müşteri tatmini gibi değerlerin hakim olduğu günümüzün değişen dinamik koşullarında işletmeye artı bir değer kazandırmayacağı gerçeği unutulmamalıdır.

Değişime neden olan faktörler başlığı altında ayrıntılarıyla inceleyeceğimiz; teknolojik, ekonomik, hukuki, sosyal ve kültürel gibi işletme dışı koşulların ve/veya birleşmeler, büyüme, karlılığın azalması gibi işletme içi koşulların değişmesi ve bunların işletmeler üzerinde değişim yönünde yarattığı baskı, ‘dünyada değişmeyen tek şey değişimdir’ savını destekler niteliktedir.

Tüm bu değişim bombardımanı altında işletmeler değişim gerekliliğini algılamalı ve değişimi planlamalıdır. Bu yanıyla planlı değişim organizasyonun evrimi içerisinde geçirdiği değişimden farklı olarak geçerli durumu doğrudan etkilemek ve başka bir şekle dönüştürmek için gösterilen, planlı ve amaçlı bir çabadır. Değişimin gerçekleşeceğine dair hiçbir şüphe olmadığından beklemek yerine, değişimi planlamak ve örgütlemek, değişimi sürekli gelişmeyi sağlayacak bir güç olarak algılamak gerekmektedir.

Organizasyonun, beklemediği ve sezemediği değişikliklere uyum sağlayamama durumunda ortaya çıkan kriz durumlarında mevcut bilgi, yöntem ve deneyimlerin dışına çıkma zorunluluğu şeklinde beliren plansız değişim şüphesiz ki planlı değişime göre çok daha sancılı ve zor olacaktır.

KAYNAK: Organizasyonel Değişim, Değişim Yönetimi, Organizasyonel Değişimin Aktörleri ve Sigorta Sektöründe Bir Uygulama, F. Sema. ÖZÇELİK, İstanbul, 2002 – Marmara Üniversitesi Sosyal Bİlimler Enstitüsü, İşletme Ana Bilim Dalı, Uluslararası Kalite Yönetimi Bilim Dalı

 

1 Yorum on Örgütlerde Değişim

  1. Bensu Yıldırım
    17/12/2017 at 16:21

    Çok işime yaradı, teşekkür ederim 🙂

    Cevapla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.