Örgüt Kültürü Üzerine

 

Örgütler insanların birlikte işbirliği yapma ihtiyaçlarından ortaya çıkmışlardır. İnsanlar, yaşadıkları toplumda birçok gereksinimlerini örgütler aracılığıyla karşılamaktadırlar. Bu şekilde de birey olarak yapamayacakları hedeflerini gerçekleştirmek üzere diğer insanlarla işbirliği yapma yolunu seçmek zorunda kalırlar (İra, 2004).

Barnard (1994) örgütü, “iki veya daha fazla bireyin bilinçli olarak koordine edilmiş etkinliklerinin veya güçlerinin bir sistemi” olarak tanımlarken; Schein (1970) örgütü, “iş ve işbölümü yapılarak, bir otorite ve sorumluluk hiyerarşisi içinde, ortak amaç ya da amacın gerçekleştirilmesi için bir araya gelen insanların, gerçekleştirdikleri faaliyetlerinin akılcı eşgüdümü” olarak tanımlamaktadır. Etzioni (1964), önceden belirlenmiş olan amaçları gerçekleştirmek için oluşturulmuş toplumsal birimlere örgüt demekte, Marc ve Simon (1958) ise örgütü, “üyeleri arasında ilişkiden oluşan toplumsal bir yapı” olarak tanımlamaktadırlar. Geniş anlamında örgüt; belirlenmiş amaçlara ulaşmak için bireylerin çabalarının eş güdümlendiği bir yönetim işlevi, amaç, birey ve teknoloji boyutlarının etkileştiği bir sistem, kendine özgü bir kültüre sahip olan, işleri, görevleri, makamları, çalışanları ve aralarındaki yetki ve iletişim ilişkilerini gösteren bir yapıdır (Güçlü, 2003, Akt: Kuru, 2005). Yine Barnard’a göre bir örgütün olabilmesi için üç öğenin varlığı zorunludur: Birincisi; Birbiriyle iletişimde bulunabilecek bireyler, ikincisi; ortak bir amaç, üçüncüsü de; bu amacın gerçekleştirilmesi için üyelerin katkıda bulunma istekleri (Aydın, 1994).

Bireyler, tek tek gerçekleştiremeyecekleri gereksinimleri için işbirliği yapmışlar ve ortak bir amaç etrafında birleşerek örgütleri oluşturmuşlardır. Örgütlerde oluşan ilişkiler gelişigüzel değil, belirli bir amacı gerçekleştirmeye yöneliktir. Ayrıca şu da bilinen bir gerçektir ki, insanlar topluluklar halinde yaşarlar ve toplumsal yaşamın gereklerinden biri de işbirliği yapmaktır. Bunu da örgütler sağlamaktadır (Kuru, 2005).

Örgütlerin, amaçlarını istenilen nitelikte gerçekleştirebilmeleri için, örgütü oluşturan bireylerin, amaç etrafında birleşmelerini ve amaca odaklanmalarını sağlayacak bir yapı ve ilişkiler dokusu oluşturmaları gerekmektedir (İra, 2004). Her canlı varlık gibi yaşamını sürdürmek ve hayatta kalmak zorunda olan örgütler, sosyal bir sistem olarak ele alınmaya başlanması ile beraber başarılarının sadece maddi unsurlarla sınırlı kalamayacağı da anlaşılmıştır. Böylece örgütlerde yöneticiler, çözümü başka kaynaklarda aramaya başlamışlar, yönetim kuramlarının tarihi gelişiminde de görüleceği üzere, örgütlerin manevi unsurlarına yönelmeye başlamışlardır. Yani insana eğilmişlerdir, bu da beraberinde örgütte ciddi bir şekilde göz önüne alınması gereken yeni faktörün fark edilmesine yol açmıştır. Aslında bu faktör örgütlerin kurulmaya başladığı yıllarda da vardı ama fark edilmeleri için uzun bir zaman sürecinin geçmesi gerekmiştir. 1990’lı yıllardan itibaren örgüt kuramlarında önemli bir yer tutan bu faktör, “örgüt kültürü” faktörüdür (Gürçay, 2001, Akt: Kuru, 2005).

Örgüt kültürünü incelemeye başlamadan önce, yapısı ve işlevleri bakımından diğer örgütlerden farklılık gösteren ve bu araştırmanın da konusu olan eğitim örgütlerini ve işlevlerini kısaca incelemek gerektiği söylenebilir. Aşağıda eğitim örgütleri ve işlevleri açıklanmıştır.

Kaynak: Eğitim Yönetiminde İş Değerleri ve Örgüt Kültürü, Ebru Karataş, sf.34,35

3 Yorum on Örgüt Kültürü Üzerine

  1. samuel
    07/01/2018 at 16:43

    EGMnin sitesindeydim buraya ne ara geldim

    Cevapla
    • admin
      11/01/2018 at 07:14

      😀 😀

      Cevapla
  2. samuelov
    10/01/2018 at 16:56

    yeni yazılarınızı bekliyoruz

    Cevapla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.