Öğretmenlik Meslek Etiği

EKYS Sınavı • 6 ay önce

Türkiye’de diğer bazı mesleklerle karşılaştırıldığında ve uygulamalara bakıldığında, kimilerince öğretmenliğin gerçekten bir meslek olarak görülüp görülmediği tartışılmıştır. Bir işin meslek olarak tanımlanabilmesi için “mesleğe girişte bir denetim/seçme sisteminin olması, mesleğe özgü bir meslek ahlakının olması, meslekle ilgili meslek örgütlerinin olması, mesleğin toplum tarafından kabul görmesi” gibi koşullar vardır. Bu açıdan bakıldığında geçmişte öğretmenlik mesleğinin Türkiye’de gerçekten bir meslek olarak görülüp görülmediğine ilişkin yapılan tartışma ve eleştirilerin çok da yersiz olmadığı söylenebilir (Şişman, 2007, s. 190-191).

Tezcan (1985, s. 325), uzun süren tartışmalar sonunda, öğretmenliğin kendine özgü bir meslek olduğu, bir meslekte bulunması gereken her türlü özelliklere sahip olduğu konusunda anlayış birliğine varıldığını belirtmektedir. Öğretmenlik mesleği, eğitim sektörü ile ilgili olan sosyal, kültürel, ekonomik, bilimsel ve teknolojik boyutlara sahip, alanda özel uzmanlık bilgi ve becerisini temel alan akademik çalışma ve mesleki bilgi gerektiren profesyonel statüde bir uğraş alanıdır (Erden, 1998: 27). Vural (2004, s. 49), öğretmenliği meslekleştiren koşulları genel kültür ve öğretmenlik meslek bilgisinin kazanıldığı bir örgün öğretimden geçme, yeterli süreyi kapsayan alan çalışması, mesleğe giriş denetimi, meslek ahlakı, mesleki gelişim, meslek kuruluşları, hizmet koşulları ve toplumun meslek olarak tanıması şeklinde belirtmektedir. Meslek olma koşulları bakımından toplumdan topluma farklılık göstermesine rağmen öğretmenliğin bir meslek olduğu artık genel kabul görmektedir. Ayrıca meslek olma koşullarının gereğini yerine getirmesi bakımından, bütün toplumlarda giderek önemli mesafeler kat edildiğini de belirtmek gerekir. Öğretmenlik mesleği, “tüm mesleklerin meslek adamını yetiştirmesi” bakımından diğer mesleklerden daha önemli ve farklı bir nitelik göstermektedir. Bu nedenle onun da kendine has özellikleri bağlamında bir mesleki etiğe sahip olması gerekmektedir (Toprakçı, Bozpolat ve Buldur, 2010, s. 36). Avrupa Birliği Öğretmen Yetiştirme Raporunda da öğretmenlik mesleğinin profesyonelleşmesini ve profesyonel öğretmenlerin; 1. Öğretim, öğrenme ve çalışmaya ilişkin araştırma sonuçlarına dayalı bilgiyle yoğrulmuş, 2. Etkili öğretme, öğrenme ve çalışma süreçlerinin geliştirilmesi için zengin geçerli deneyimlere sahip, 3. Özerk, yetkin, öğrencileriyle ilgili, eleştirel yapısı gelişmiş, entelektüel, 4. Öğretmenlik mesleğiyle ilgili özerk meslek örgütlerinde sorumluluk alan, 5. Meslek etiğini benimsemiş kişiler olması beklenmektedir (YÖK, 2007, s. 88).

Öğretmenlik mesleği insan ilişkilerinin yoğun olarak yaşandığı ve ahlaki sorumlulukları bulunan etik bir meslektir (Şentürk, 2009, s. 26-27). Milli Eğitim Temel Yasası’na göre öğretmenlik “Devletin eğitim, öğretim ve bununla ilgili yönetim görevlerini üzerine alan bir ihtisas mesleği” (Türkoğlu, 2011, s. 44) olarak tanımlanmaktadır. Eskicumalı (2002, s. 11-13), öğretmenlik mesleğinin temel özelliklerini “kişisel özellikler” ve “mesleki özellikler” olmak üzere iki grupta toplamaktadır. Kişisel özellikler olarak: “öğretmenliğin bir sevgi mesleği” olduğu, “öğretmenlik mesleğinin iyi iletişim yeteneklerine sahip olmayı gerektirdiği”; mesleki özellikler olarak “öğretmenlik mesleğinin genel kültür, alan bilgisi ve öğretmenlik meslek bilgisi ile ilgili yeterlikleri gerektirdiği”, “öğretmenlerin, öğretme görevi yanında idare ve yönetim görevlerinin de” olduğu, “öğretmenlerin öğrencilerin yanında, öğrenci velilerine ve topluma karşı da sorumluluklarının” olduğunu belirtmektedir. Öğretmenlik mesleğini benimseyen, bu mesleğin bir üyesi olmaktan gurur duyan, mesleki etiğe değer veren öğretmenler, mesleğin gerektirdiği temel nitelikleri de üzerinde taşıyor demektir (Şişman ve Acat, 2003, s. 239).

Öğretmenlik mesleği veya ilmi itibariyle eğitimcilik, her şeyden önce insan yetiştirme mesleği demektir (Çelikkaya, 2009, s. 8). Kuşkusuz ki çocuğun yaşama hazırlanmasında öğretmenlerin rolü ve önemi yadsınamaz bir gerçektir (Kuran, 2002, s. 266). Çocuk öğretmenleri aracılığıyla içinde yaşadığı toplumun örf, gelenek ve değerlerini öğrenir; öğretmenini taklit ederek, başka bir deyişle onu rol modeli alarak, tutum ve değerlerini geliştirir. Kısacası, öğretmen, hem olumlu yönden hem de olumsuz yönden çocukları en fazla etkileyen kişidir. Öğretmenin nitelikli olması, çocukları olumlu yönde etkilerken, niteliksiz öğretmen de öğrencilerini olumsuz yönde etkilemektedir (Tanrıöğen, 2002, s. 279). Bu noktada öğretmenlerde bulunması gereken nitelikleri ortaya koymakta fayda vardır. Türkoğlu (2011, s. 55-57), iyi bir öğretmende bulunması gereken nitelikleri “sınıf yönetimini bilme, eğitim-öğretim etkinliklerinde bulunma, öğrencisine değer verme, öğrencilerin bireysel gereksinimlerine önem verme, düşünme yeteneği geliştirme, sürekli öğrenme, kendini yenileme ve demokratik değerler kazandırma” olarak tanımlamaktadır. Sünbül (2002: 247) ise iyi bir öğretmende bulunması gereken özellikleri şöyle belirtmektedir:

  • Sınıfı iyi yönetmeli,
  • Güven vermeli,
  • Mesleki etkinliği olmalı,
  • Mesleki etiği izlemeli,
  • Bilgi birikimi olmalı,
  • Toplumca onaylanmalı,
  • Yansız değerlendirmeli,
  • Öğrenmeyi sağlamalı,
  • Danışman olmalı,
  • Öğreteceği içeriği etkili sunmalı.

Yukarıda belirtilen özelliklere bakıldığında, iyi bir öğretmen olabilmenin koşulları olarak “sınıfı iyi yönetme, güven verme, mesleki etkinliğinin olması” gibi özelliklerin yanında, öğretmenin “mesleki etiği izlemesi” gerekliliğinin de olduğu görülmektedir.

Türkoğlu (2011, s. 58), iyi bir öğretmenin, etik olarak olgunlaşmış bir insanda bulunması gereken; “insan değerine saygı, başkalarının iyiliğini düşünme, bireysel çıkar ve sosyal sorumlulukları birleştirme, doğru-dürüst olma ve çatışmalara barışçı çözümler arama” özelliklerini eğitimin odak noktası haline getirmesi gerektiğini belirtmektedir. Boon (2011, s. 87) da nitelikli bir öğretmenin, öğrencilere değerleri öğretmenin veya doğru davranışları göstermenin yanı sıra okullardaki etik dışı davranışların (sınav sonuçlarını değerlendirmede yapılan adaletsizlik, azınlık gruplarına karşı önyargı, meslektaşlarına yapılan zorbalık gibi) ortadan kaldırılması konusunda da donanımlı bir bilgiye sahip olması gerektiğini vurgulamaktadır. Yapılan bazı çalışmalar, öğretmenin sahip olduğu özelliklerin, ahlaki karakterinden ayrı düşünülemeyeceğini ortaya koymuştur (Tirri, Toom ve Husu, 2013, s. 226).

Öğretmenlerle ilgili belirtilen bu özelliklerin yanında, öğretmenlerin sahip olmaları gereken yeterliliklerden de söz etmekte fayda vardır. MEB’in 2002 yılında faaliyetlerine başlanılan Temel Eğitime Destek Projesi (TEDP) kapsamında öğretmen yeterliklerine ilişkin çalışmalar yaptığı görülmektedir. Yeterliklerin belirlenmesindeki amaçlar incelendiğinde, “Öğretmenlerin bilgi, beceri, tutum ve değerlerini tanımlayarak, toplum tarafından fark edilmesini ve toplumun gözünde statülerinin yükseltilmesini sağlamak” olarak belirtilen amaç dikkat çekicidir. Bakanlık Makamının 17/04/2016 tarihli onayı ile yürürlüğe giren “Öğretmenlik Mesleği Genel Yeterlikleri”;

A. Kişisel ve Mesleki Değerler – Mesleki Gelişim,
B. Öğrenciyi Tanıma,
C. Öğrenme ve Öğretme Süreci,
D. Öğrenmeyi, Gelişimi İzleme ve Değerlendirme,
E. Okul-Aile ve Toplum İlişkileri,
F. Program ve İçerik Bilgisi
olmak üzere 6 ana yeterlik alanı, bu yeterliklere ilişkin 31 alt yeterlik ve 233 performans göstergesinden oluşmaktadır (MEB, 2008, s. 10-11). Belirlenen bu ana yeterlikler incelendiğinde öğretmenlik mesleğine ilişkin değerlerin kazanımının da üzerinde durulduğu görülmektedir. Şişman ve Acat (2003, s. 237-238) da inceledikleri çalışmalar doğrultusunda öğretmenlikle ilgili temelde dört yeterlilik alanından söz edildiğini belirtmekte ve bunları şöyle açıklamaktadırlar:

1. Alan bilgisi konusunda yeterlilik: Öğretmen yetiştirme programlarında öğretmen adayının belirli bir alanda uzmanlık bilgisine sahip olması amaçlanmaktadır.

2. Öğretmenlik meslek bilgisine ilişkin yeterlilik: Öğretmen, bildiğini nasıl öğretebileceğini de bilmelidir. Bir öğretmenin, bir alanda uzmanlık bilgisine sahip olması yanında aynı zamanda öğretmenlik mesleği ile ilgili bazı bilgi ve becerilere de
gereksinimi vardır.

3. Genel kültür alanında yeterlilik: Öğretmen adaylarının sahip olmaları gereken alan bilgisi ve meslekle ilgili bilgi ve beceriler yanında aynı zamanda bazı alanlarda da ek bilgilere gereksinimleri olmakta, öğretmen adaylarının geniş bir dünya görüşüne ve genel kültüre sahip olmaları beklenmektedir.

4. Etik değerlere sahip olma yönünden yeterlilik: Öğretmenlik mesleğini yürütürken uyulması gereken bazı ahlaki ilkeler, mesleğe ve insana ilişkin bazı değerler söz konusudur. Mesleğin temel değerleri olarak da görülen bu ilkelerin, mesleğe bağlılığın temel ölçütlerinden birisi olduğu söylenebilir.

Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda öğretmenlerin alan bilgisi konusunda yeterlilik, öğretmenlik meslek bilgisine ilişkin yeterlilik ve genel kültür alanında yeterliliğin yanında öğretmenlik mesleğine ilişkin ahlaki ilke ve etik değerlere sahip olma yönünden de yeterliliğe sahip olmaları gerektikleri söylenebilir.

Öğretmenlik meslek etiği, bir öğretmende bulunması gereken değer ve erdemleri içermektedir (Tirri, Toom ve Husu, 2013, s. 226). Öğretmenlik mesleği açısından “etik” kavramı, genel olarak öğrenciler, toplum ve diğer meslektaşları ile olan ilişkilerde vb. alanlarda uyulması gereken kuralların ve yapılan görevin gerektirdiği sorumlulukların yerine getirilmesidir. Öğretmenlik mesleğinde etik; öğretmenlik mesleğini uygularken, öğrenciler, toplum ve meslektaşları ile olan ilişkilerde yerine getirilmesi gereken sorumluluklar, uyulması gereken kurallar ve ilkeler bütünüdür (Erdem ve Şimşek, 2013, s. 189-190). Öğretmenlerden mesleklerine ilişkin etik ilkeleri benimseyerek ve uygulayarak mesleklerini yürütmeleri beklendiğinden bu noktada öğretmenlik meslek etiği ilkelerinin neler olduğunu ortaya koymakta yarar vardır. Aydın (2013, s. 58-68), öğretmenlik mesleği etik ilkelerini; 1. Profesyonellik, 2. Hizmette sorumluluk, 3. Adalet, Eşitlik, 5. Sağlıklı ve güvenlikli bir ortamın sağlanması, 6. Yolsuzluk yapmamak, 7. Dürüstlük-doğruluk ve güven, 8. Tarafsızlık, 9. Mesleki bağlılık ve sürekli gelişme, 10. Saygı, 11. Kaynakların etkili kullanımı olmak üzere on bir başlık altında toplamaktadır.

Kulaksızoğlu (1995, s. 186-188) ise, Amerikan Psikologlar Derneğinin (APA) hazırladığı Psikologlar İçin Törel Standartlar isimli rapordan yararlanarak oluşturduğu öğretmenlik mesleği etik ilkelerini; 1. Sorumlu Olma, 2. Mesleki Bakımdan Yeterli Olma, 3. Uzmanlığının Sınırlarını Bilme, 4. Zamanı Verimli Şekilde Kullanma, 5. Uygun Öğretim Teknikleri Kullanma, 6. Bireysel Farklara Dikkat Etme, 7. Bilgiyi Aktarma, 8. Ölçme ve Değerlendirmede Yansız Olma, 9. Öğrenci Çıkarlarını Koruma, 10. Öğrenci Haklarına Saygılı Olma, 11. Gizlilik Kuralına Uyma, 12. Kuruma Karşı Sorumlu Olma, 13. Toplumun Örf ve Adetlerine Saygı Gösterme, 14. Değer Aktarımında Dikkatli Olma, 15. Örnek Olma şeklinde belirtmektedir.

Ekinci ve Öter (2010, s. 14-15), öğretmenlik meslek etiği ile ilgili bazı davranışları şöyle sıralamaktadırlar:

  • Başkalarının fikirlerine değer verir
  • Davranışlarında saygılıdır
  • Farklıklara karşı önyargısızdır
  • Her öğrencinin başarabileceğine inanır
  • Çocuk haklarının korunması gerektiğine inanır
  • İnsan haklarına saygı duyar
  • Demokratik tutum ve davranışlara sahiptir
  • Yerel ve evrensel değerlerin gelişmesini destekler
  • Toplumsal ve meslekî etik değerleri benimser ve bunlara uygun davranır
  • Bilgi ve iletişim teknolojileri ile ilgili yasal ve ahlaki sorumlulukları bilir
  • Davranışlarında tutarlı ve dürüsttür
  • Engelli haklarına saygı duyar
  • İnsanlara karşı kırıcı değildir
  • Resmiyete ve gizliliğe uyar
  • Mesleki sırları kimseyle paylaşmaz
  • Dedikodudan uzak durur
  • Deneyim ve bilgilerini arkadaşları ile paylaşır
  • Sorumluluklarını yerine getirir
  • Topluma karşı sorumluluk bilinci duyar
  • Adil tutum ve davranışlara sahiptir
  • Söz ve eylemlerinde tutarlı ve dürüsttür

Amerikan Eğitimciler Derneği (AAE) Danışma Kurulu ve Yürütme Komitesi ise eğitimcilerin etik ilkelerini şöyle belirtmektedir (http://www.aaeteachers.org/index.php/about-us/aae-code-of-ethics):

İlke I: Öğrencilere Karşı Etik Davranışlar

Profesyonel bir eğitimci,
1. Öğrenciye karşı saygılı ve adil davranır, problemlere çözüm arar, yasa ve okul kurallarına göre hareket eder.
2. Öğrencileri aşağılamaz.
3. Öğrenci ile ilgili gizli bilgileri -yasalarca gerekli olmadıkça- ortaya çıkarmaz.
4. Öğrencileri öğrenme, sağlık ve güvenlik ile ilgili konularda tehlike oluşturabilecek durumlardan korumak için çaba sarf eder.
5. Gerçekleri önyargısız, kişisel yargıları olmadan ortaya koymaya çalışır.

İlke II: Meslektaşlarına Karşı Etik Davranışlar

Profesyonel bir eğitimci,
1. Meslektaşlarına ilişkin gizli bilgileri -yasalarca gerekli olmadıkça- ortaya çıkarmaz.
2. İsteyerek bir iş arkadaşı ya da çalıştığı okul hakkında yanlış açıklamalarda bulunmaz.
3. Meslektaşının seçme özgürlüğüne müdahale etmez. Eylemleri desteklemeye zorlanan meslektaşlarının üzerindeki baskıyı ve meslektaşları için tehdit unsuru olan ideolojileri ortadan kaldırmaya çalışır.

İlke III: Velilere ve Topluma Karşı Etik Davranışlar
1. Öğrencinin yararına olacağını düşündüğü tüm bilgileri velilerle paylaşmak için çaba gösterir.
2. Sınıfında ya da toplumdaki farklı kültürlere ait değer ve gelenekleri anlamak için çaba gösterir ve farklılıklara saygı duyar.
3. Okul/toplum ilişkilerinde olumlu ve aktif bir rol oynar.

Öğretmenlik meslek etiği ilkeleri ve bu ilkelerin benimsetilmesi; öğretmenlerin öğrenci ve meslektaşlarına, velilere ve topluma karşı olan etik davranışları ve bu etik davranışların kazandırılması öğretmenlik mesleği ile ilgili üzerinde durulması gereken önemli bir konudur. Etik davranış bilgisi, yenilenmiş bir profesyonellik anlayışı (öğretmene rehberlik ederek meslek hayatında destek olma, gerektiğinde öğretmenin etik ikilemleri çözümlemesi konusunda ona yardımcı olma), yenilenmiş bir okul kültürü (ahlaki boyutları tüm yönleriyle tartışmada ve eylem ve kararların değerlendirilmesi, tartışma ve problemler karşısında belirleyici rol üstlenmede kullanma) oluşmasına temel oluşturma ve yenilenmiş öğretmen eğitimi ve mesleki eğitim için kuramsal ve uygulamalı bir yapı oluşturulmasını sağlaması açısından önemlidir (Campbell, 2003, s. 4).

Öğretmen adaylarının öncelikle meslek etiğinin öneminin ve bunun mesleklerinde ne gibi katkıları olabileceğini bilmeleri ve yararlarını kabul etmeleri gerekmektedir. Onlara öncelikle meslek etiğinin mesleki anlamda kendi gelişimleri açısından nasıl bir önem taşıdığının açıklanması bu konuda yapılabilecek faaliyetlerden en önemlisi olarak belirtilebilir. Çünkü daha sağlam bir toplum yapısının varlığı, öğretmen adaylarının eğitimleri boyunca meslek etiğini almalarını ve çok iyi özümsemelerini gerektirmektedir (Akt. Karataş, 2013, s. 313). YÖK’ün (2007, s. 66) de, eğitim fakültesi bünyesindeki lisans programları ile ilgili 2006-2007 düzenlemesinde bu konuya ilişkin vurgu yaptığı görülmekte; düzenlemede Avrupa’da ve Amerika’da öğretmen eğitimi programlarında yer alan mesleki etiğin kazandırılmasına yönelik seçmeli derslerin açılması önerilmektedir.

Toplumla uyumlu, yeterince eğitimli ve mesleki sorumluluğunun bilincinde olan öğretmen adayları bir toplumun geleceği için büyük önem taşıdığından, öğretmen adaylarının meslek etiğini öğrenmeleri ve meslek etiği kapsamında da etik ilkeleri çok iyi bilmeleri gerekmektedir. Bunun için meslek etiğinin, öğretmen adaylarının eğitimlerinin bir parçası haline getirilmesi yararlı sonuçlar alınmasını sağlayabilecektir. Ancak etik ilkeler ve meslek etiğinin sadece teorik olarak öğretilmesi öğretmen adaylarının etik davranışlar göstermesini garanti etmeyebilecektir (Akt. Karataş, 2013, s. 313).

Erden (1998, s. 29), ülkemizde “derslere zamanında girme çıkma, öğretim dönemi içinde izin almama, çocuklara eşit davranma, yeri geldikçe çocukların sırlarını paylaşma, kendi öğrencilerine özel ders vermeme, meslek dışı işlerde çalışmama” gibi etik kuralların öğretmenler tarafından büyük ölçüde paylaşılırken, 1980’li yıllardan sonra ülkemizdeki değer kaybına bağlı olarak mesleğin gerektirdiği bazı etik kuralların da bu doğrultuda giderek zayıfladığını belirtmektedir. Tüm öğretmenler pedagojik formasyon eğitimi aldığı halde, eğitim-öğretim süreçlerinde; ders içinde zamanını boşa geçirme, derse bilerek geç girme, mevzuata aykırı davranma, verilen görevlerden kaçınma, yenilikleri kabullenmeme, eğitim teknolojilerini kullanamama gibi öğretmenlik meslek ahlakıyla ve değerleriyle bağdaşmayacak davranışlara sıkça rastlanmaktadır (Ateş, 2012,s. 8).

Son yıllarda ülkemizde öğretmenlik mesleği etik ilke ve değerlerine yönelik olarak bazı çalışmalar yürütüldüğü ve kararlar alındığı görülmektedir. Bunlardan birisi, Başbakanlık Kamu Görevlileri Etik Kurulu’nun, öğretmenlerin hediye almalarına yönelik olarak çıkardığı karardır. Buna göre, “24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla özellikle ilköğretim kurumlarında öğretmenlere yönelik olarak bazı hediye uygulamalarının (altın ve benzeri), bu günün anlamını olumsuz yönde etkilediği, öğretmenlik mesleğinin itibarını zedelediği, öğrencilerde etik değerler konusunda şüpheler uyandırdığı, öğrenci-aile ve öğrenci-okul ilişkilerinde etik açıdan olumsuzluklar meydana getirdiği düşünüldüğü için 24 Kasım Öğretmenler Günü olmak üzere, diğer gün ve haftalarda, günün anlamıyla uyumlu ve maddi değeri olmayan sembolik (çiçek ve benzeri) nitelikteki hediyeler dışındaki hediyelerin alınmaması” yönünde bir karar çıkmıştır (Kamu Görevlileri Etik Kurulu, 2008).

Başbakanlık Kamu Görevlileri Etik Kurulu, öğretmenlik mesleği etik ilke ve değerlerini belirlemeye yönelik olarak, 2012 yılında “Eğitim Öğretim Hizmeti Verenler İçin Mesleki Etik Davranış İlkelerinin Belirlenmesi” başlıklı bir çalışma başlatmıştır. Kurulun üzerinde çalıştığı “Öğretmen Etik Kılavuzu”nda öğretmenlerin “özel ders” adıyla öğrencilere ücretli dersler verme, öğrencilere hitaptan, velilerle temasa kadar birçok konuda etik ilkeler yer almaktadır. Başbakanlık Kamu Görevlileri ve Etik Kurulu, Milli Eğitim Bakanlığı ve akademisyenlerden oluşan heyet tarafından ele alınan 16 maddelik etik ilkeler taslağında öne çıkan maddeler şöyledir (Habertürk Gazetesi, 2012; Akşam gazetesi, 2013; Star Gazetesi, 2013): “dedikodu yapmamalı, örnek olmalı, öğrenciyi küçük düşürmemeli, kötü muamele yapmamalı, ideolojik davranmamalı ve geç kalmamalı.

MEB (2015), yapılan çalışmalar sonunda, Eğitimciler İçin Mesleki Etik İlkeler konulu yayınladığı genelgede eğitim-öğretim hizmeti verenler için mesleki etik ilkeleri şöyle sıralamaktadır:

I- Öğrenciler İle İlişkilerde Etik ilkeler:
1. Sevgi ve Saygı, 2. İyi Örnek Olma, 3.Anlayışlı ve Hoşgörülü Olma, 4. Adil ve Eşit Davranma, 5. Öğrencinin Gelişimini Gözetme, 6. Öğrenciye Ait Bilgileri Saklama, 7. Menfi Psikolojik Durumları Yansıtmama, 8. Kötü Muameleden Kaçınma

II- Eğitim Mesleğine İlişkin Etik İlkeler:
9. Mesleki Yeterlilik, 10. Sağlıklı ve Güvenli Eğitim Ortamı Sağlama, 11. Mesai ve Ders Saatlerine Uyma, 12. Hediye Alma, 13. Kişisel Menfaat Sağlama 14. Özel Ders

III- Eğitimciler İle İlişkilerde Etik ilkeler:
Eğitimci; meslektaşları arasında ırk, dil, din, renk, cinsiyet, siyasi görüş ve aile statüsüne dayalı ayrımcılık yapmaz. Meslektaşlarına, öğrencilerle ilgili güven sarsıcı veya önyargılı yaklaşmalara neden olacak şekilde telkin ve yönlendirmede bulunmaz. Meslektaşları ile ilgili edindiği bilgilerde gizliliğe riayet eder. Öğrencilerin huzurunda ve değişik ortamlarda meslektaşları aleyhine söz söylemez, olumsuz söz ve davranışlardan kaçınır. Meslektaşları ile öğrencilerin kaliteli bir eğitim-öğretim alması için işbirliği yapar, bu süreçte karşılaştığı sorunları okul yönetimi ile paylaşır.

IV- Eğitimciler İle İlişkilerde Etik ilkeler:
Eğitimci, öğrencilerin sosyal, fiziksel, duygusal, kültürel, ahlaki, manevi ve düşünsel açıdan gelişimlerini sağlamak, beceri ve yeteneklerini ortaya çıkarmak için velilerle iyi iletişim kurar. Çocuklarıyla gerektiği gibi ilgilenmeleri konusunda velileri yönlendirir. Veliler arasında ırk, dil, din, renk, cinsiyet, siyasi görüş ve aile statüsüne dayalı ayrımcılık yapmaz.

Bu çalışmalara ek olarak, Kamu Görevlileri Etik Kurulu tarafından hazırlanan ve 13.04.2005 tarihli resmi gazetede yayımlanan “Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri ile Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik”, kamu görevlilerinin, görevlerini yerine getirirken uymaları gereken genel etik ilke ve standartları toplu olarak ortaya koyması bakımından önemlidir (Şen, 2014, s. 25). Belirlenen bu ilkeler şunlardır (Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğü, 2005): 1. Görevin yerine getirilmesinde kamu hizmeti bilinci, 2. Halka hizmet bilinci, 3. Hizmet standartlarına uyma, 4. Amaç ve göreve bağlılık, 5. Dürüstlük ve tarafsızlık, 6. Saygınlık ve güven, 7. Nezaket ve saygı, 8. Yetkili makamlara bildirim, 9. Çıkar çatışmasından kaçınma, 10. Görev ve yetkilerin menfaat sağlamak amacıyla kullanılmaması, 11. Hediye alma ve menfaat sağlama yasağı, 12. Kamu malları ve kaynaklarının kullanımı, 13. Savurganlıktan kaçınma, 14. Bağlayıcı açıklamalar ve gerçek dışı beyan, 15. Bilgi verme, saydamlık ve katılımcılık, 16. Yöneticilerin hesap verme sorumluluğu, 17. Eski kamu görevlileriyle ilişkiler, 18. Mal bildiriminde bulunma.

Yukarıda belirtilen, Kamu Görevlileri Etik Kurulu’nun belirlemiş olduğu bu ilkeler, öğretmenler tarafından da dikkate alınması gereken mesleki etik davranış ilkeleri olarak görülebilir.

Öğretmenin etik davranış bilgisi, hizmet öncesi ve hizmet içi eğitim programlarının ortak sorumluluğundadır (Petersen, 1964, s. 190). Günümüz toplumunda öğretmenin değişen rollerinden dolayı, öğretmen yetiştirme standartlarında da sürekli bir değişim söz konusu olup, bu değişimin bir yansıması olarak öğretmenlik meslek etiğinin üzerinde durulması ve hizmet öncesi ve hizmet içi eğitim programlarında öğretmenlik meslek etiğine yönelik çalışmaların yer almasına ihtiyaç vardır (Kumar ve Singh, 2010, s. 214). Chang (1994, s. 72), öğretmen yetiştirme programlarını etik kodların öğretimindeki ilk adım olarak görmektedir. Mergler (2008, s. 4) de bazı eğitim araştırmacılarının, öğretmen yetiştirme programlarında etik sorunlar ve ahlaki muhakemenin açıkça incelenmesi gerektiğini ileri sürdüklerini belirtmektedir. Öğretmenlik mesleğine yönelik etik davranış bilgisi, hizmet öncesi eğitim sürecinde kazandırılmaya başlanacağından bu konuda, öğretmen yetiştiren kurumlarda görev yapan öğretim elemanlarına önemli görevler düşmektedir.

Kaynak:

💬 Yorumlar
Yorumları Göster