Makale: Türkiye’de Eğitim Yönetiminin Akademik Durumu

Makaleler • 2 sene önce

Makale adı: Akademisyenlerin Gözünden Türkiye’de Eğitim Yönetiminin Akademik Durumu: Nitel Bir Analiz
Yazarı: Deniz Örücü, Hasan Şimşek
Yayın Yeri: Kuram ve Uygulamada Eğitim Yönetimi 2011, Cilt 17, Sayı 2, ss: 167-197

“Eğitim yönetimi alanı son yıllarda dünyada ve Türkiye’de kuram ve uygulama açısından önem kazanmıştır. Dünyada ve Türkiye’de gelişen sosyal, politik ve ekonomik süreçler sonucunda ortaya çıkan eğitim ihtiyaçları ve sorunlarının çözümünde eğitim yöneticilerine şüphesiz ki önemli sorumluluklar düşmektedir. Bu bağlamda, başta Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Avustralya ve Kanada gibi ülkeler olmak üzere küresel anlamda alanı tanımlamaya ve bilgi birikimini belirlemeye yönelik çeşitli akademik çalışmalar söz konusudur (Donmoyer, 1999; Scheurich, 1995).

Eğitim yönetimi, yirminci yüzyılın başında Amerika Birleşik Devletleri’nde üniversitelerde açılan bölümler aracılığı ile ilk kez akademik anlamda çalışılmaya başlanmış ve zamanla tüm dünyada kuram ve uygulama açısından gelişme kaydederek uzmanlaşma sürecine girmiştir (Papa, 2009). Sergiovanni, Burlingame, Coombs ve Thurston (1987) eğitim yönetimi alanını eğitimsel amaçlara verimlilikle ulaşmak için birlikte çalışma süreci olarak tanımlamaktadırlar. Şüphesiz eğitim yönetimi, özellikle uygulamada eğitim sistemlerinin ve okullaşma olgusunun önemli bileşenlerinden biridir. Papa (2009), eğitim yönetimi alanının bugünkü durumunu değerlendirebilmek için daha önce neler yapıldığının anlaşılması gereğini savunmuştur. Uygulamada okul açısından büyük önem taşıyan eğitim yönetiminin, üniversitelerde çalışılan bir disiplin olarak konumunu irdelemek kaçınılmazdır.

Alanın genel olarak tarihsel geçmişine bakıldığında, ilk kuramsal çalışmalar başladığında gelenekçi, akılcı ve pozitivist yaklaşımlar yoğunlukla kullanılırken, 1970’lerden sonra sırasıyla pozitivizm ötesi olarak adlandırılan yorumlayıcı, eleştirel, bilişsel, simgeci ve kültürel kuramlar da ilgi çekmeye başlamıştır (Willower ve Forsyth, 1999). 1990’lardan bugüne alanı etkilemeye başlayan kuramlar ise postmodern düşünce ve uzantılarıdır (Mullen, 2006). Bu bağlamda, 1950’lerde alana hakim olan pozitivizm temelli “teori hareketi”ne tepki olarak 1970’lerde Greenfield’ın savunuculuğunda eğitim araştırmalarında nesnellikten çok öznelliği vurgulayan yorumlamacı yaklaşım kabul görmeye başlamıştır. Bilimsel araştırmalarda pozitivist ve yorumlamacı yaklaşımları benimseyen akademisyenler arasındaki fikir çatışması “paradigma savaşları” olarak adlandırılıp, alanyazında yerini bulmuştur (Lutz, 2000; Willower & Forsyth, 1999; Oplatka, 2007). Araştırmalarda, pozitivist yaklaşım çerçevesinde nicel araştırma deseni yoğunlukla kullanılırken, post-pozitivist yaklaşımlar içerisinde nitel araştırma desenine başvurulmaktadır (Şimşek, 1997). Öte yandan, alandaki çalışmalarda kuramsal çoğulculuk yaklaşımının kullanılmasını öneren kuramcılardan Griffiths (1995), farklı sorunları irdelerken farklı araştırma yöntemlerine uygunluk sağlayan farklı paradigmaların yerinde, doğru olarak ve
gerektiğinde birlikte kullanılmasını önermiştir. “

Anahtar sözcükler: Eğitim yönetimi, bilimsel alan algısı, akademik durum, eğitim yönetiminin bilgi temeli

Makale tam metni için tıklayın.

💬 Yorumlar
Yorumları Göster