Karar Verme Süreci

Yönetim Süreçleri • 6 ay önce

Örgütlerin bağlı olduğu yönetim birimleri, çoğunlukla kararların alındığı mercilerdir. Dolayısıyla karar verme işlemi, çalışma hayatının en kritik noktasını oluşturmaktadır. (Yıldırım, 2010: 102) Karar, “Bir sorunun çözümüne ilişkin olası yollardan en uygun olanının seçilmesi olarak tanımlanabilir” (Aydın, M., 1998: 126).

Bir kurumdaki işleyişin verimliliği, alınacak kararlarla yakından ilgilidir. Aynı zamanda bu süreç diğer tüm süreçleri de kapsamakta ve yönetiminin kalbi kabul edilmektedir. Karar vermede çeşitli model ve yöntemler söz konusudur. Karar vermeyle ilgili geliştirilen bazı yöntemler, istatistikî ve maddi fayda sağlayacak nispettedir. Eğitim örgütlerinde bu tarz yöntemlerin uygulanması ise oldukça zordur (Taymaz, 2008: 170,171).

Türkiye’de eğitim odağındaki önemli kararlar Milli Eğitim Bakanlığı merkez örgütü tarafından alınmaktadır. Bazı yerel kararlarda ise il ve ilçe teşkilatı düzeyinde kararlar alınabilmektedir  (Yıldırım, 2010: 103).

Okul yöneticilerinin üzerinde önemle durması gereken bir nokta da okul yönetimini ve işleyişini etkileyen örgütlerin, her birinin karara katılabilme ve bu yönde katkı gösterebilme imkânı olduğudur. Karar sürecinden etkilenen örgütler, alınacak kararlara ne kadar çok katkıda bulunursa uygulamada da o kadar verim gösterir. Benimsenemeyen kararlar ise sahadaki uygulayıcılar üzerinde olumsuz bir direnç geliştirebilir (Bursalıoğlu, 1972: 81).

Karar Verme Sürecinin Özellikleri          

Karar verme sürecinin bazı özellikleri vardır. Bu özellikler karar vericilerin işlerini kolaylaştırmakta ve süreci disipline etmektedir. Sürecin bazı özellikleri şöyledir:

  • Karar verme süreci, stresli ve yorucu bir iştir. Alternatif kararları araştırmak, değerlendirmek, her bir kararın fayda-zarar durumlarını tespit etmek oldukça zorlu bir süreçtir.
  • Karar vermenin teknik yönleri vardır. Dolayısıyla bazı durumlarda karar alabilmek için uzman bir bakış açısı gerekir. Karar alırken ne aradığını bilmek ve bundan nasıl faydalanabileceğini bilmek gerekir.
  • Karar vermek, bazı durumlarda masraf gerektirir. Bilgiyi toplama, işleme, alternatifleri kullanabilmenin bazı bedelleri vardır. Alternatiflerin kullanılıp, kullanılmama durumları ve ortaya çıkacak sonuçlar hesaba katılmalıdır.
  • Karar verirken, amaca en uygun ve en hesaplı yöntemler tercih edilir. Başka bir deyişle rasyonel davranılır. Alternatiflerin tercih edilmesinde etkinlik, verimlilik ve karlılık gibi unsurlar daima süreçte etkindir.
  • Karar alabilmek, madde ve insan kaynaklarının kullanım yetkisini gerektirir. Bunun dışında yeterli bir özürlük alanına ihtiyaç vardır. Kararın uygulamaya konulabilmesi için, yöneticinin inisiyatif kullanabilmesi ve bazı tercihleri zamanında ve yerinde yapabilmesi gerekir.
  • Karar vermede gelecek tahminlerinin, öngörülerin, bilimsel araştırmaların ve istatistiki bilgilerin rolü büyüktür. (Eren, 2009: 197-198)

Karar Verme Sürecini Etkileyen Faktörler

Karar verme süreci çeşitli durumlardan etkilenebilir. Bu durumlar farklı başlıklar altında sınıflandırılabilir. Karar sürecini etkileyen unsurlardan bazıları; biyolojik, psikolojik, sosyolojik, çevresel ve örgütsel unsurlardır. Karar vericilerin algılayış ve yorumlayış biçimi, duyguları, değer yargıları, kişiliği, geçmiş yaşantıları, amaç ve beklentileri de kararları etkiler. Bunlar arasında en önemlisi değerlerdir. Karar veren kişi ve grupların benimsediği değerler, kararları etkiler. Örgütün yapısı, çevrenin kültürel, siyasal, sosyal, ekonomik durumu; yasalar, yönetmelikler ve tüzükler de karar verme sürecini etkileyen faktörlerdendir (Şişman, 2013: 186).

 Karar Verme Sürecinin Aşamaları

Doğru ve verimli karar vermenin yolu, yöneticinin karar verme model ve aşamalarını bilmesi, bilgiyle ve sistemsel bir şekilde yönetebilmesinden geçer. (Bursalıoğlu, 1972: 79) Karar verme aşamalarına dair çok çeşitli sınıflandırmalar mevcuttur. Bu sınıflandırmalar içerik yönüyle ortak görüşler içerse de aşamaların isimlendirilmesi ve bazı ilaveler yönünden farklılıklar içermektedir. Örnek olarak Bursalıoğlu (1972)’na göre “Çözüm yollarının formülüze edilmesi” aşaması, alanyazındaki çoğu yazar tarafından atlanmış, hesaba katılmamış bir aşamadır.

Problemin tanımlanması: Problemler, örgütlerin amaçlara ulaşmasını engelleyen durumlardır. Problemi tanımak, boyutlarını, sebep ve sınırlarını incelemek ve anlamak gerekir. Problemi tanımlamak için, örgütsel amaçların uygulanabilirliği, eğitim sürecine dair durumların özellikleri, personellerin birbirleriyle olan ilişkilerinin doğru tanımlanması gerekmektedir (Balyer, 2017: 84).

Probleme dair bilgi toplanması: Karar alırken, önce problem veya durumla alakalı; bilgi, belge, öneri ve görüşlere başvurmak gerekir. Anlık kararlar değilse problemin neden kaynaklandığının ortaya konulması adına bilgi toplamaya yeterli zaman ayrılmalıdır. Problemin sebeplerini ortaya koymak adına düşünce teknikleri kullanılmalıdır. Bu durumda ortaya çıkan sonuçlarla, olası nedenler arasında ilişki kurulabilir (Aytaç ve Gürsakal, 2015: 14).

Toplanan bilgilerin analizi ve yorumu: Bilgiler toplanarak gruplandırılmalı, gereksiz bilgiler ayrıştırılmalıdır. Gruplar bilgiler tekrardan incelenmeli, problemin çözümüne yönelik etkileri bir araya getirilmelidir. Bilgilerin yorumlanması mantıksal bir çerçevede olmalı ve ölçütler güvenilir ve geçerli olmalıdır (Erdoğan, 2000; Akt., Köylü, 2018: 11).

En verimli çözümün seçimi: Yöneticilerin karar alırken dikkatli davranması ve ideal düşünceye ulaşması gerekir. Yönetici, problemi tam olarak bilirse bir sonraki aşamada problemin çözümlenmesi ve farklı alternatiflerin oluşması mümkün olacaktır. Bir problemin çözümünde farklı seçenekler oluşabilir. Bu farklı seçeneklerden en verimli olanı seçilmelidir. Bazen de yapısı belli olmayan yahut yeni ortaya çıkmış bir duruma dair çözüm seçenekleri üretmek gerekebilir. Bu durumda daha uzun ve daha titiz çalışmalar gerekir (Çürük, 2007: 9).

En verimli seçime ulaşmak adına, seçenekler üzerinde düşünürken şu sorulara dair yanıtlar aranmalıdır.

  • Karar belirlenen amaçlara ulaşmaya yardımcı oluyor mu?
  • Karar örgütün bütün olanaklarını kullanmaya olanak sağlıyor mu?
  • Karar en yüksek verimi sağlayabiliyor mu?
  • Karar verme harekete geçmek için yeterli olabiliyor mu?
  • Karar verme planlamaya yardımcı olabiliyor mu?”
    (Özalp, Tarihsiz: 94; Akt. Genç, 1994:  46).

Kararın uygulanması: Bu evre, karar verme sürecinin dışında kalmaktadır ancak kararın verimliliği, uygulamayla yakından ilişkili olması sebebiyle bu evreyi ayırmak zordur. Uygulamadaki en önemli nokta, uygulayıcı kişinin hazırlanmasıdır. Bunun için de uygulayıcılara doğru bilgirimlerde bulunmak ve kabullerini kazanmak gerekmektedir (Tosun, 1992: 331).

Kararın değerlendirmesi: Değerlendirme aşamasının amacı, ortaya konulan uygulamalara dair yapılacak değerlendirmelerin verimli olmasını sağlamaktır. Çeşitli değerlendirmelerle örgütün amaçlarına da yaklaşılmış olur. Bu değerlendirmelerden kasıt, övmek yahut yermek değil, durumu düzenlemektir. Değerlendirme, bir uzlaştırma sürecidir (Demir, 2007: 26).

Karar Türleri

Kurumlarda yönetim sürecinde verilen kararları farklı kriter ve ölçütlere göre gruplamak mümkündür. Böyle bir gruplandırmanın en önemli yararı, farklı karar türlerinin sorunlarını daha net görebilmek ve aynı zamanda farklı tekniklerin ve yaklaşımların kullanılabileceğini göstermektedir (Koçel, 2011: 111).

1. Kararın Kapsamına Göre Sınıflaması

1. Stratejik Kararlar: Bu kararlar, kurumların faaliyet alanları ve pazarlarının geliştirilmesiyle ilgilidir. Çoğunlukla kurum ve çevre arasındaki ilişkileri düzenler. Stratejik kararlarda rekabet analizlerini ve rakiplerin uyguladıkları politikaları değerlendirmek ve bunlara yönelik strateji ortaya koymak için de kullanılır (Özkara, 2010: 61).

2. Yönetsel Kararlar: Bir kurumun, işletmenin yapısını ve bu yapıyı işletecek maddi ve insan kaynaklarının tamamıyla planlanmasını ilgilendiren kararlara yönetsel kararlar adı verilir. Örgütteki yetkilerin dağılımı, bütçeleme işlemleri, haberleşme ve raporlandırma gibi işlemlere dair verilen kararlardır (Eren, 2009: 205).

3. Kurumsal Kararlar: İşletme kurma ve geliştirmeyle ilgili kararlardır. Yatırım yapma, örgüt oluşturma, eğilimler, ekonomik göstergeler vb. konuların yönlendirildiği yatırım ve girişim kararlarıdır. Girişimciler yahut yatırımcılar, bu tür kararları alırken fizibilite çalışmaları yaparlar ve yatırım alanlarını belirlemeye çalışırlar (Eren, 2009: 204).

2. Karar Zamanına Göre Yapılan Sınıflama

1. Programlı kararlar: Basit ve rutin olarak gelişen durumlarda, çözüm yolları önceden belirlenmiş kararlardır. Kararlar politika ve prosedürler tarafından belirlendiği için karar vericinin işi kolaydır. Bu tarz kararlar bilgi sistemleriyle rahatça verilebilir. İlk uygulanış biçimine göre rutin olarak devam edebilen kurallardır (Morgül, 2014: 12).

2. Programlı olmayan kararlar: Bu tür kararlar, programlı kararların aksine daha nitelikli kararlardır. Programlı olmayan kararlar olağan durumlar dışında karşılaşılan özel durumlarda kullanılan özgün kararlardır. Bu tür kararları verirken karar verme aşamaları göz önünde bulundurulmalıdır. Problem durumu için bilgi toplanmalı, bilgiler analiz edilip yorumlanmalı ve karar uygulamaya konulmalıdır (A.g.e.: 13).

3. Karar Vericiye Göre Sınıflama

1. Bireysel Kararlar: Tek bir kişinin verdiği kararlardır. Bu tür kararlar genellikle verilecek karara göre otorite, bilgi ve uzmanlığa sahip kişilerin verdiği kararlar da olabilmektedir. Kişilerin, rutin işlerinde biyolojik, psikolojik ihtiyaçlarını karşılamak için verdiği kararlar da bireysel kararlardır. Bireysel kararların her biri rutin ve basit nitelikli olmak durumunda değildir. Bir yatırımcının yatırım alanını belirlemesi, belirli bir iş koluna dair yatırım yapması gibi bazı durumlarda şahsen verilen önemli kararlar da vardır (Budak ve Budak 2010: 177). Bireysel kararlarda bireyler, tek başlarına problemin varlığını farkederler. Sonrasında çözüm için gerekli yolları dikkate alırlar ve bunu yaparken kendi bilgilerine başvururlar ve seçimleri kendileri yaparlar (Onaran, 1972: 152; Akt., Genç, 1994: 19).

2. Grup Kararları: Grup kararları, karar birimini oluşturan grubun etkileşim sonucunda herhangi bir seçenek üzerinde mutabakata vardıkları kararlardır (Genç, 1994: 20). Bu tür kararları verebilmek için çeşitli uzman görüşlerine ihtiyaç duyulabilmektedir. Tutum ve yetenekleri farklı kişilerin bir araya gelmesi sonucu bireysel kararlara oranla daha tutarlı karar vermeleri istenebilir (Budak ve Budak, 2010: 178).

Eğitim Yöneticisinin Kararını Etkileyen Unsurlar       

Okul yöneticisinin kararını etkileyen kimi unsurlar vardır. Bu unsurlar, iç ve dış olmak üzere iki bağlamda değerlendirilebilir. Bu bağlamları oluşturan alt unsurlar şöyledir:

Okul yöneticisinin yukarıda tanımlanan unsurlardan etkilenmesi her durumda olumsuzluk içermemektedir. Bunu yöneticinin zayıflığı olarak görmek doğru değildir. Okul yöneticileri karar alırken, bu unsurlardan etkilenmiyorsa aldığı kararların etki düzeyinin zayıf kalmasını göze alıyor demektir. Okul yöneticisinin tüm bu unsurlardan etkilenmesi, bu unsurların varlığını kabul etmesi ve bu unsurları programlı bir şekilde görebilmesi, özellikle okul amaçlarına yönelik kullanabilmesi önemlidir (Açıkalın, 1995: 57).

Kararlar, çalışma ortamlarına göre, iş modellerine göre farklılık göstermektedir. Ticari bir işletmede verilebilecek kararlarla, bir okulda verilecek kararlar içerik yönüyle birbirinden farklılık göstermektedir. Yine bir devlet okuluyla, bir bilgievi arasındaki karar mekanizması da farklılık göstermektedir. Yapıları itibariyle her ikisi de eğitim faaliyetlerini yönetseler de iç sistemleri noktasında ayrışmaya giderler. Örnek olarak Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olan okullar, merkezi bir karar noktasından, alt birimlere doğru ilerler. Bilgievleri ise büsbütün merkezilikten ziyade yerel yönetimlerin bir aracı olan belediyeler tarafından yönetilmektedir.

Kaynak: Yönetim Süreçleri Bağlamında Bilgievlerinin İncelenmesi: Küçükçekmece Belediyesi Örneği, Erdi Demir, 2019, Yüksek Lisans Tezi

Diğer Süreçler: Karar verme, Planlama, Örgütleme, İletişim, Etkileme, Koordinasyon (eşgüdümleme), Değerlendirme

💬 Yorumlar
Yorumları Göster