İş Doyumu İle İlgili Araştırmalar

Yozgat (2019) Öğretmenlerin iş doyum düzeyleri ile örgütsel adalet algısı arasındaki ilişkileri araştırdığı çalışmasında Konya ili Kulu ilçesindeki 244 öğretmen ile çalışılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgulara göre erkeklerin içsel ve dışsal doyum düzeyleri kadınların içsel ve dışsal doyum düzeylerinden daha yüksek olarak saptanmıştır. Medeni durum, yaş, eğitim durumu, okuldaki iş pozisyonu, kıdem, çalışma süresi değişkenine göre ise farklılık saptanmamıştır.

Balıkçı (2016) öğretmenlerin iş doyum düzeylerini belirlemek için yaptığı çalışmada İstanbul ilinde görev yapan 239 öğretmen ile çalışılmıştır. Araştırma bulgularına göre öğretmenlerin demografik özelliklerinden, yaş, görev, eğitim durumuna, yöneticisiyle çalışma süresi ve aldıkları ücret değişkenine göre anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir.

Araştırmada, 30-39 yaş grubu çalışanların diğer yaş grubu çalışanlara göre yüksek iş doyumuna sahip olduğu, ayrıca öğretmenlerin eğitim kurumunda çalışan diğer memurlara göre yüksek iş doyumuna sahip olduğu saptanmıştır. Ücretler daha az olan çalışanların ise iş doyumları daha düşüktür.

Kavutçu’nun (2016) öğretmenlerin iş doyum düzeylerini belirlemeye yönelik araştırmasında Denizli ilinde görev yapan 403 öğretmen ile çalışılmıştır. Araştırmada öğretmenlerinin algılarına göre öğretmenlerin iş doyum düzeylerinin çok yüksek olduğu saptanmıştır. Öğretmenlerin algılarına göre iş doyum düzeyi ile cinsiyet, medeni durum, eğitim düzeyi değişkenlerine göre farklılık göstermezken, yaş değişkenine göre farklılık gösterdiği tespit edilmiştir.

Tunçbilek (2016) özel eğitim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin mesleki tükenmişlik ve iş doyum düzeyleri arasındaki ilişkiyi araştırmıştır. Araştırma bulgularına göre, öğretmenlerin yaşları arttıkça iş doyum düzeylerinin arttığı, evli öğretmenlerin bekar öğretmenlere göre iş doyum düzeylerinin daha yüksek olduğu, saptanmıştır. Diğer değişkenlere göre ise anlamlı bir farklılık saptanmamıştır.

Meral (2016) öğretmenlerin sahip oldukları demografik özelliklere göre iş doyum düzeylerinin farklılaşıp farklılaşmadığını araştırmıştır. Araştırma bulgularına göre öğretmenler içsel doyum açısından   “memnunum”, dışsal doyum ve genel doyum düzeyi olarak “orta düzeyde memnunum” olduğu saptanmıştır. Dışsal faktörlerin etkisi cinsiyet, öğrenim durumu, çalışılan okuldaki öğretmen sayısı, Gaziantep’te yaşama süresi ve ebeveynlerle birlikte yaşama durumuna göre farklılaşmıştır. Genel faktörlerin etkisinin farklılaştığı özellikler ise cinsiyet, medeni durum, eşin çalışması, mesleki kıdem, çalışılan okuldaki görev süresi, sahip olunan çocuk sayısı, Gaziantep’te yaşama süresi ve ebeveynlerle birlikte yaşama durumu şeklinde tespit edilmiştir.

Kılıç (2016) okul yöneticilerinin öğretmenlerin iş doyumuna etkisi üzerine yaptığı araştırmada okul yöneticilerinin yönetsel motivasyonlarının ve psikolojik motivasyonlarının öğretmenleri yüksek düzeyde etkilediği saptanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, kadın öğretmenlerin iş doyum düzeyleri erkek öğretmenlerden yüksek ve öğretmenlerin yaşları ilerledikçe motivasyonlarının daha uyumlu olduğu, kıdem değişkenine göre meslekte daha kıdemli olan öğretmenlerin 16 yıl ve üzeri öğretmenler olduğu görülmektedir. Öğretmenlerin eğitim durumları düştükçe iş doyum düzeyleri artmaktadır.

Demir (2015) öğretmenlerin örgütsel vatandaşlık davranışları ile iş doyumları arasındaki ilişkiyi araştırdığı çalışmasında örgütsel vatandaşlık ve boyutlarının bağımlı değişken olan iş doyumu ile pozitif yönde anlamlı bir ilişkiye sahip olduğu sonucuna varılmıştır. Araştırmada kadın-erkek, evli-bekâr, çalışan-yönetici ve kamuda çalışan- özel sektörde çalışanların işlerinden duyduğu tatmin düzeylerinde anlamlı bir fark olmadığı sonucuna varılmıştır.

Yakut (2015) öğretmenlerin iş tatmini ve örgütsel bağlılıkları üzerine yaptığı çalışmada, öğretmenlerin iş doyum düzeyleri ile örgütsel bağlılıkları arasında pozitif bir ilişki olduğu saptanmıştır. Öğretmenlerin içsel ve dışsal tatmin ortalamasının ortanın üzerinde olduğu, erkek öğretmenlerin içsel ve dışsal tatmin düzeylerinin kadın öğretmenlerden yüksek olduğu, öğretmenlerin hem iç tatmin hem de dış tatmin ortalaması yaşları ilerledikçe arttığı, evli öğretmenlerin içsel ve dışsal tatmin ortalamaları, bekar öğretmenlere oranla daha yüksek olduğu, lisansüstü eğitim yapmış öğretmenlerin içsel ve dışsal doyum düzeylerinin lisans mezunu öğretmenlerden daha düşük olduğu, hizmet süresi ve okulda çalışma yılına göre içsel ve dışsal tatmin ortalaması yıllar geçtikçe arttığı saptanmıştır.

Öcal (2011) ilkokullarda çalışan öğretmenlerin iş tatmin düzeylerine yönelik yaptığı araştırmada, evli öğretmenlerin içsel tatmin ve dışsal tatmin düzeyleri bekâr öğretmenlerden daha yüksek olduğu, Çocuğu olan öğretmenlerin içsel tatmin düzeylerinin, çocuğu olmayan öğretmenlerden daha yüksek olduğu, 46 ve üstü yaş grubundaki öğretmenlerin, içsel tatmin düzeylerinin, diğer öğretmenlere göre daha yüksek olduğu, Yüksekokul mezunu öğretmenlerin içsel tatmin düzeyleri, üniversite ve yüksek lisans/doktora mezunu öğretmenlerden daha yüksek, kısa mesleki kıdeme sahip öğretmenlerin, içsel tatmin düzeyleri, daha uzun süreli mesleki kıdeme sahip olan öğretmenlerin, içsel tatmin düzeylerinden daha düşük olduğu saptanmıştır.

Erbaş (2010) öğretmenlerin demografik özelliklerine göre iş doyumlarının nasıl oluştuğunu araştırmıştır. Öğretmenlerin bütünüyle önemli gördükleri iş güvencesi ve çalışma saatlerinden memnun oldukları görülmektedir. Ayrıca öğretmenlerin işin doğrudan kendisi ile ilgili unsurlardan memnun oldukları; buna karşın doğrudan işin kendisi ile ilgili olmayan unsurlardan daha az tatmin oldukları görülmektedir. Öğretmenlerin göreceli olarak en fazla önem verdiği unsurların kurumlarındaki uygulamaların adil olması, yönetimin insancıl ve şeffaf olması, yaptıkları işe saygı duyulması olmuştur. Öğretmenlerin göreceli olarak en az önem verdiği içsel unsurlar ise kendi başlarına çalışma imkanına sahip olma ve yöneticilerinin yetkin olmasıdır. Öğretmenlerin içsel unsurlar içerisinde de bütünüyle tatmin oldukları herhangi bir unsurun bulunmadığı saptanmıştır.

Odabaşı (2010) kamu ve özel dershanelerde çalışan öğretmenlerin iş doyum düzeyine yönelik yaptığı araştırmada, devlete bağlı okullarda çalışan öğretmenlerin iş güvenliği ve çalışma koşulları açısından özel dershanelerde çalışan öğretmenlerden daha fazla memnuniyete sahip olduğu saptanmıştır. Ancak özel dershanelerde çalışan öğretmenlerin de yöneticilerin öğretmenlere karşı tutumu, karar alma süreçlerine katılım, alınan ücret ve eğitimde kendi yöntemlerini kullanma açısından daha fazla memnuniyet duygusuna sahip olduğu tespit edilmiştir.

Klassen ve Chiu (2010) öğretmenlerin iş doyumları üzerine yaptığı çalışmada, öğretmenlerin meslekte geçirdikleri yıl ile iş doyumları arasında bir ilişki saptanmış ve kadın öğretmenlerin erkek öğretmenlere göre iş doyumlarının daha düşük olduğu ve stres düzeylerinin de daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Öğretmenlerin iş yükü arttıkça iş doyumlarının azaldığı ve farklı eğitim teknikleri kullanan öğretmenlerin iş doyumu düzeylerinin daha yüksek olduğu tespit edilmiştir.

Koç, Yazıcıoğlu ve Hatipoğlu, (2009) öğretmenlerin iş doyum düzeyleri ile performanslarını belirlemeye yönelik yaptıkları çalışmalarında Millî Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullarda görev yapan 432 öğretmen üzerinde anket tekniği kullanılarak bir alan araştırması yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre öğretmenlerin cinsiyet, yaş dağılımı ve medeni durum değişkenlerinin iş doyumu ve performans düzeylerinin farklılaşmadığı saptanmıştır. Araştırmada ayrıca, maaşlarından memnun olan öğretmenlerin, memnun olmayan öğretmenlere göre iş doyum düzeylerinin yüksek olduğu, mesleğini isteyerek seçen öğretmenlerin iş doyum düzeylerinin istemeyerek seçmeyen öğretmenlere göre daha yüksek olduğu, mesleğini kendine uygun bulan öğretmenlerin iş doyumu düzeylerinin daha yüksek olduğu gözlenmiştir.

Gürbüz (2008) öğretmenlerin iş doyumu ve tükenmişlikleri üzerine yaptığı araştırmada 2007-2008 yılı eğitim ve öğretim yılında Kars ilinde görev yapan okul öncesi 182 öğretmen ile çalışmıştır. Araştırmada, öğretmenlerin iş doyum düzeylerinin yüksek olduğu saptanmıştır. Araştırmada öğretmenlerin medeni durum, mesleki kıdem, mesleği isteyerek seçme, mezun olunan okul, görev yeri değişkenine göre farklılık göstermediği saptanmıştır. Buna karşılık, en yüksek iş doyumunun 20-25 yaş grubu öğretmenlerde olduğu, 31 yaş ve yukarısı öğretmenlerin ve 26-30 yaş grubu arası öğretmenlerinde sırasıyla iş doyum düzeyine sahip oldukları saptanmıştır. Öğretmenlik mesleğini ekonomik nedenlere göre seçen öğretmenlerin iş doyumunun, kişisel nedenlere bağlı olarak seçen öğretmenlerden yüksek olduğu saptanmıştır.

Weigi (2007) ortaöğretim öğretmenlerine yönelik yaptığı araştırmada öğretmenlerin mesleki olarak yıpranma düzeyi ile iş doyumları arasında ilişki saptanmıştır. Öğretmenlerin; eğitim sistemi,  öğrenci kalitesi, yönetim, çalışma koşulları, iş başarısı, ücretler ve iş stresi gibi konularda işleri ile ilgili doyumsuzluk yaşadıkları ortaya çıkmıştır. Ayrıca ödül ve takdir edilmenin öğretmenlerin güdülenmesini arttırdığı da tespit edilmiştir

Vatan Tüccar (2007) ilkokullarda ve ortaöğretim öğretmenlerinin iş tatminleri üzerine yaptıkları araştırmada, her iki kademede çalışan öğretmenlerin iş doyum düzeylerinin yüksek olduğu saptanmıştır. Araştırmada yapılan betimsel analizlerde Öğretmenlerin iş ortamından memnun olma düzeyleri yükseldikçe iş doyum düzeyleri de arttığı, iş tatmini (içsel ve dışsal faktörlere bağlı) en yüksek grubu iş ortamından memnun olan öğretmenlerin oluşturduğu saptanmıştır.

Duman (2006) ortaöğrenimde görev yapan öğretmenlerin iş tatmini üzerine yaptığı araştırmada öğretmenlerin iş tatmin düzeyi orta olarak saptanmıştır. Branş açısından coğrafya öğretmenlerinin iş tatmin düzeylerinin daha düşük olduğu saptanırken, öğretmenlerin ücret, terfi, takdir görme konularında yüksek tatminsizlik duydukları belirlenmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bir başka bulgu ise bulgu ise, mesleği kendi seçenlerin iş doyumunun i diğerlerinden daha fazla olmasıdır.

Stemple (2004) eğitim yöneticilerin iş doyumlarına yönelik yaptığı araştırmada yönetici olan öğretmenlerin iş doyumlarının yüksek olduğu ve ücret ve yaş değişkeni ile öğretmenlerin iş doyumları arasında pozitif yönlü bir ilişki saptanmıştır. Buna göre öğretmenlerin yaşları ve ücret düzeyleri arttıkça iş doyum düzeyleri artmaktadır.

Öğretmenlerin iş doyumlarına ilişkin çalışmalar incelendiğinde içsel iş doyumu ile dışsal iş doyumu arasında farklılıklar olduğu öğretmenlerin içsel iş doyumlarının dışsal iş doyumlarından yüksek olduğu görülmektedir. Öğretmenlerin genel iş doyumları bireysel beklenti ve isteklerine göre farklılık göstermektedir. Öğretmenlerin iş doyumlarının en önemli özelliği ise iş doyumu ile öğretmenlerin bireysel verimlilikleri arasında ilişki olmasıdır.

Kaynak: Öğretmenlerin Mesleki İmajlarının İş Doyumlarına Etkisi, Yüksek Lisans Tezi, 2019: Hüseyin Onur Cansız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.