İmaj Nedir?

Eğitim • 6 ay önce

İmaj kavramı Latince “imago” (resim) kelimesinden türetilmiştir. Bu anlamı ile imaj, insan zihninde oluşan imge ve psikolojik bir öğedir (Dinçer, 2001: 7). Sydney Levy tarafından 1955 yılında kurumsal imajı açıklamak için ortaya atılan imaj kavramının farklı tanımları bulunmaktadır. En genel tanımı ile imaj, bireylerin zihinleri oluşan imgelerdir. İmgeler, somuttan soyuta doğru giden genel açıklamaların ve izdüşümlerin ortak yapısını belirlemektedir. İmaj, somut unsurlar kullanılarak üretilen soyut değerlendirmeler olaya ya da olguya ilişkin bütün özelliklerin bileşiminden oluşmaktadır (Uluçay, 2018: 19).

İmajın farklı tanımlarının yapılmasının temel nedeni birbirinden ayrı disiplinler için farklı anlamlarının olmasıdır. İmaj tanımlarının iki ana temel boyutu bulunmaktadır. Bunlardan birincisi insanların bilinçli ya da bilinçsiz bir şekilde imaj oluşturması ikincisi ise imajın yapay düşüncelerden oluşmasıdır. Buna göre imaj, bireylerin bir konuya yönelik olarak aklına gelen ilk duygu ve düşüncelerin toplamıdır (Peltekoğlu, 2016: 559). İmaj, insanların zihinlerinde oluşturulan bir değer olarak belli bir konu ya da olaya özgü yansımadır. Her insanın kendi duygu, düşünce ve bilgi birikimine uygun olarak yaşamları boyunca etraflarındaki tüm obje, nesne, olay ve kişilere belli anlamlar yükleyerek algılamalarını ortaya koymalarına ya da ifade etmeleri imajı oluşturmaktadır (Erkmen ve Çerik, 2007: 108).

İmajın tanımına yönelik tartışmalar temel olarak imajın oluşum sürecindeki gerçeklik ve yapaylık tartışmasına dayanmaktadır. Aynı konu ya da olay hakkında farklı bireyler için farklı imajların oluşması imajın subjektif yapısı ile ilişkilidir. Bireyin olaya ya da objeye yönelik özellikleri farklı değerlendirmesinin bir sonucu olarak oluşan imaj, toplanan bütün bilgilerin duygusal özellikler eklenerek belli kalıplar içinde ifade edilmesine dayanmaktadır. Buna göre imaj bütün bilgilerin işlenerek insanın tutumlarını etkileyen bir algıdır (Özüpek, 2005: 107-109).

İmaj, insan yaşamındaki her konuya yönelik olabilir. İnsanların zihinlerinde oluşan duygu, düşünce, inanç, bilgi ve normların bileşiminden oluşan imaj, bir anlamda somut ve soyut bilgilerin ilişkileridir. Bir bütün olarak genellemeye dayanan imaj kullanılarak insanların belli konulara yönelik algıları anlaşılabilir (Tran, Nguyen, Melewar, ve Bodoh, 2015: 92). Bir başka tanımı ile imaj, izlenimler bütünü olarak tanımlanabilir. Bunun temel nedeni her insan, her olay ve konu insanların zihinlerinde bir izlenim bırakmaktadır. Bu izlenimler bireyin yaşamı boyunca devam eden bir yapıya sahiptir ve imaja konu olan durumun en genel olarak algılanmasını sağlamaktadır (Bolat, 2006: 9). Bu nedenle imaja yönelik bütün bilgiler zihinde işlenir ve bir bütün olarak değerlendirilir. Buna bağlı olarak ortaya çıkan subjektif görüş bireyin imajını oluşturmaktadır.  Bu anlamıyla imaj, bireyin ya da bir insan grubunun imaj ile oluşturduğu görünüm, düşüncesi ya da izlenimlerdir (Fidan, 2002: 500). Tanımlarından da anlaşılacağı gibi imajın soyut olma özelliği bireyin duygu, düşünce ve bilgilerinden oluşmasından kaynaklanmaktadır. İnsanların davranışlarını yönlendirme gücü olan imajın, kısa ve uzun vadede bu öğelerin olduğu tüm özelliklerin zihinde işlenerek ilgili semboller aracılığıyla algılanışıdır (Gültekin, 2005: 127).

İnsanların zihinlerindeki imaj, her gün yeni bilgiler, mesajlar ve izlenimler ile değişebilmektedir. Bu nedenle imajın dinamik olduğunu ve sürekli olarak yeniden oluşturulduğu söylenebilir. Bilinçli ya da bilinçsiz olarak gönderilen mesajların insanlar tarafından algılanması, istemli ya da istemsiz bir şekilde oluşan düşünce, algı, inanç ve tutumların toplamının zihinde yansıyan bir özet, imaj olarak tanımlanmaktadır  (Polat ve Arslan, 2015: 3).

İmajın bir olay ya da olguya yönelik insan zihnindeki algılanışı belli anlamlar taşımaktadır. Bu anlamlar imaja konu olan şeyin tanımlanması için kullanılır. Bu nedenle imajın yönetilebilmesi ve yeniden oluşturulabilmesi mümkündür.  (Gümüş, 1995: 124). Sonuç olarak tanımların ortak özelliği imajın soyut bir genelleme ile insanların yaşamları boyunca karşılaştıkları imge ve düşünceleri sınıflandırma, anlamlandırma ve durumu özetleme yoluna gitmeleridir. Bu izlenimlerin yorumlanmasında bireyler istedikleri iletileri doğru istemediklerini ise yanlış kabul ederek reddedebilmektedir (Martineau, 2009: 51-58).

Kaynak: Öğretmenlerin Mesleki İmajlarının İş Doyumlarına Etkisi, Yüksek Lisans Tezi, 2019: Hüseyin Onur Cansız

💬 Yorumlar
Yorumları Göster