Eğitim ve Öğretimde Etik

EKYS Sınavı, Makaleler • 6 ay önce

Çelik, “Eğitimsel Liderlik” adlı eserinde okul yöneticisinin etiksel liderlik rolünü oynamaya çalışırken üç farklı sorumluluğu yerine getirmek zorunda olduğunu ileri sürmektedir. Bunlar aşağıda sıralanmış ve kısaca açıklanmıştır.

Kendine karşı sorumluluk

Okul yöneticisi, kişisel olarak bir takım etik ilkeler ve kurallar geliştirmek ve bu kurallara uymak zorundadır. Bu liderlik biçiminde ilkeli hareket etmek, büyük önem taşır. Okul yöneticisinin etik liderlik davranışını gösterirken yaşayabileceği önemli sorunlardan biri, kişisel olarak etik kurallara uymama sorunudur. Etik kuralları sadece ifade etmek ya da yorumlamak yeterli değildir, aynı zamanda bu kuralların yaşanması gerekir. Bir okul yöneticisi bütün öğretmenlerin zamanında okula gelmesini ve derslere girmesini isteyebilir. Ancak kendisi bir saat sonra okula geliyorsa, çok önemli bir etik kuralını çiğniyor demektir.

Etik kurallara uymada kişisel sorumluluğun yerine getirilmesi, astlardan çok yöneticileri birinci derecede ilgilendirmektedir. Çünkü üstün yapmış olduğu hata, astlar tarafından meşrulaştırılabilir. Okul yöneticisinin öncelikle etik kuralları içselleştirmesi gerekir.

Örgütsel sorumluluk

Okul yöneticisinin etik ilkeleri içselleştirmesi, kendi kişiliğiyle ilgilidir. Ancak okulun çalışma ahlakıyla ilgili kuralların öğretmenlere açıklanması ve anlaşılmayan kuralların yorumlanması, okul yöneticisinin örgütsel sorumluluğunu yansıtır. Okul yöneticisinin etik açısından örgütsel sorumluluğu iki grupta incelenebilir: Bunlardan birincisi, eğitimle ilgili mevzuatın öğretmenlere ve öğrencilere açıklanmasıdır. Eğitimle ilgili okul toplumunu ilgilendiren yasa ve yönetmelikler, okul yöneticisi tarafından net bir şekilde ortaya konmalıdır. İkincisi ise, okulun ürettiği kültüre ilişkin olarak geliştirilen kurallardır. Okul yöneticisi okul kültürünü öğretmen ve yöneticilere açıklayarak örgütsel etiğin kurumsallaşmasını sağlayabilir.

Toplumsal sorumluluk

Okul yöneticisinin bir etiksel lider olarak toplumsal sorumluluklarını yerine getirmesi gerekir. Bu sorumluluk, çevrenin okul yöneticisinden beklediği etiksel davranışlarla yakından ilgilidir. Okul yöneticisi, kişisel ve örgütsel düzeyde benimsediği etik ilkeleri, okulun çevresine tanıtmalıdır. Başta öğrenci velileri olmak üzere, çevrenin birçok sivil toplum kuruluşları, okulun nasıl bir iş ahlakına sahip olduğunu bildikleri zaman, okula yönelik bakış açıları netlik kazanacaktır. Okul yöneticisi okul ortamında olduğu kadar, okulun dışında da tutarlı bir etiksel liderlik davranışı sergilemek zorundadır. Çünkü toplum, öğretmenden beklediğinden daha fazlasını okul yöneticisinden beklemektedir. Aynı toplumsal çevre, okul yöneticisinin toplumun ahlaki kurallara göre hareket etmesini istemektedir. Bu durumda okul yöneticisi, çok hassas bir denge kurmak zorundadır. Okul yöneticisi, bir taraftan kendi etik ilkeleri, bir taraftan okulun etik ilkeleri ve diğer taraftan toplumun etik ilkeleri arasında bir denge kurmaya çalışmalıdır. Okulun örgütsel etiğinin tamamen çevreye taşınması sorun oluşturabileceği gibi, toplumun etik ilkelerini olduğu gibi okula taşımakta da sorun oluşturabilir.

Sonuç olarak; okul müdürleri öğrenciler, öğretmenler, okul çalışanları, bu kişilerin aileleri, okul ile işbirliği içinde olan birçok kurum ve kuruluş gibi geniş bir gruba davranışlarıyla örnek olmaktadır. Hem kişisel yaşantılarında, hem de iş yaşantılarında etik ilkelere uygun davranan okul müdürleri hem etik bir okul hem de etik bir toplum için üstlerine düşen görevi yerine getirmiş olacaklardır.

Okul müdürleri, öğretmenler, öğrenciler, veliler ve çevre ile ilgili birçok yönetsel karar vermek zorundadırlar. Karar vermede etiğe uygun davranmaya çalışsalar dahi, etik ikilemleri çözümlemede oldukça zorlandıkları anların olması mümkündür. Kidder’in tanımladığı gibi “etik ikilem” sadece doğruyla yanlış arasında seçim yapmak değil, aynı zamanda iki doğru arasında da seçim yapmaktır. Rüşvetin, ahlaktan bir sapma olabileceği bilinir. Örneğin; kıt kaynakların çok başarılı bir müfredat için mi? yoksa okuldan öğrencilerin kayıtlarının silinmesini engelleme programına mı harcanacağına karar verme, bir ikilem oluşturur. İkilemler, sıkıca bağlanılan değerlerin çatışması sonucunda ortaya çıkar. Hem öğretmen özerkliğine, hem de öğrenci başarısına değer veren bir müdür, öğretmen beklentilerini azaltacak bir politikayı harekete geçirmek isteyince, bir ikilemle karşılaşacaktır. Bu tür çatışmanın çok sık ortaya çıkması, müdürlerin çoğunlukla rekabetçi değer ve menfaatleri olan çok sayıda kişiye karşı sorumlulukları olan, kamu görevlileri olmalarındandır.

Kaynak:

💬 Yorumlar
Yorumları Göster