Bürokrasi Kavramı

İlkel toplumlar da bugünkü anlamda örgütler yoktu. İnsanlar yazılı yasalar yerine, sözlü emirler ve geleneklerle yönetiliyordu. Yöneten ve yönetilenler arasındaki ilişkiler doğrudan doğruya olduğu için arada aracılar da bulunmuyordu (Tortop, İsbir ve Aykaç, 1999). Toplumsal yaşamda sakinlik hüküm sürüyordu. Dünya nüfusunun artması, bilimsel ve teknolojik gelişmeler, insan ihtiyaçlarının değişmesiyle var olan örgütler büyürken yanlarına yeni örgütlerde eklenmiştir. Örgütlerin büyümesi ve çoğalması ile toplumsal yaşamın karmaşık bir hale gelmesi bürokrasinin doğuşunu gerçekleştirmiştir. Bürokrasi kargaşaya karşı düzenli işleyiş ihtiyacının sonucu olarak ortaya çıkmıştır. İnsanlardan oluşan organizasyonları yapısız, istikrarsız ve düzensiz halde olması toplumda kargaşaya yol açabileceği için insanlar bürokrasiyi icat etmişlerdir (Hicks ve Gullett, 1981).

Yaşam daha sade iken ilişkiler daha serbest ve kişisel olabilirdi, ancak; karmaşık bir çevrede ilişkilerin titizlikle düzenlenmesi gerekmektedir. Kargaşayı oluşturan  nedenler ortadan kaldırılmadıkça bürokrasinin varlığının ortadan kaldırılması da düşünülemez.

Bürokrasi sözcüğü 18. Yüzyıldan bu yana kullanılmakla beraber, devlet yönetimi, yönetim ve örgütlenme biçimi olarak ilk çağlardan beri mevcuttur (Akat ve Üner, 1993). 18.yüzyıl sonlarında tanımlanması ile kendine yönetim alanında bir inceleme alanı bulmuştur. Bürokrasi sözcüğü üç farklı anlamda kullanılmaktadır.

Birinci anlamda bürokrasi tüm devlet örgüt ve personelini ifade etmektedir (Tortop, İsbir ve Aykaç, 1999). Bu tanım için; bürokrasi kelimesini oluşturan bureau ve cratie kelimelerinden bir çıkarımda bulunulabilir. ‘Bureau’ kelimesi eski yunanca da büro ‘Cratie’ ise ‘egemenlik’ ‘iktidar’ anlamına gelmektedir. Bürokrasi bureau ve cratie kelimelerinden oluşan ve büroların yetkilerini kullandıkları sistem anlamına gelen bir deyimdir (Tortop, İsbir ve Aykaç, 1999).

Halk arasında bugün ‘bürokrasi’ deyimi genellikle yetki ve sorumluluğun açıklıkla belirtilmemiş olmasını, katı ve kişisel olmayan kuralları, işini yürütemeyen görevlileri, performansın yavaşlığını, işi başkalarına yükleme çabasını, çelişen işlemler ve talimatı, gereksiz yere tekrarlanan işleri, bir kimsenin kendi gücünü arttırma çabasını, uygunsuz kişilere gereğinden fazla yetki verilmesini, kaynakların israf edilmesini ve işlemezliği eleştirmek için kullanılan deyimdir (Hicks ve Gullett, 1981). Bürokrasi bir başka deyişle bürokrasi kırtasiyecilik olarak da görülmektedir. Nitekim bu sorunlarla bürokraside karşılaşmak mümkündür. Bu sorunların pek çoğuna bürokrasi neden olduğu da kabul edilebilir. Ancak ‘Bürokratik Yönetim Kuramı’ çerçevesinde ele alınan bürokrasi daha çok organizasyon yapısıdır (Koçel, 1989). Bürokrasi doğanın bir ürünü değildir; aksine insanlar tarafından hazırlanmış, icat edilmiş kavramsal bir organizasyon modelidir (Hicks ve Gullett, 1981). Bürokrasi kelimesi belli bir örgütlenme ve yönetim biçimi, objektif kurallara uygun olarak yönetimi düzenleme anlamına gelmektedir. Bu nedenle bilimsel bir yönetim yaklaşımıdır. Bilimsel anlamda belli bir örgütlenme ve yönetim biçimini ifade eden bürokrasi Weber’e göre, geniş bir alana yayılmış toplumsal fiil ve hareketlerin ussal ve objektif esaslara Bürokratik Yönetim Kuramınım kurucusu ve öncüsü Max Weber ’dir (Koçel, 1989). Max Weber hükümet danışmanlığı yapmış bir üniversite profesörüdür. Alman asıllı bir bilim adamı ve sosyolog olan Max Weber, yönetsel yetki (otorite), karizmatik ve meşru yetki konularında geniş araştırmalar yapmış ve bunları yönetim bilimi içinde ele alarak eserlerinde kullanmıştır (Öztürk, 2003). Max Weber (1864-1920), sosyoloji (toplum bilim), ekonomi ve felsefe gibi çeşitli disiplinlere ilgi duymuş, bürokrasi alanında yaptığı çalışmalarla örgüt ve yönetim konusuna büyük katkılarda bulunmuştur (Doğan, 2007).

Üretimde atölyeden fabrika üretimine geçiş ile örgütlerde çalışan sayıları artmış bu da yüz yüze iletişimi engellemiştir. Böylece her örgüt bürokratik bir örgüt özelliği kazanmıştır. Bir başka deyişle; belli bir büyüklüğü aşan ve çalışanların arasında yüz yüze temasın ortadan kaybolduğu her örgüt, bürokrasi özelliklerini kazanmaya başlar (Akat ve Üner, 1993). Max Weber her örgütte var olan bürokrasinin en iyi modelini, ideal modelini araştırmıştır. Weber’in yönetim bilimine en büyük katkısı olarak anılan bürokrasi modeli ‘İdeal Bürokrasi Model’i de bu fikirlerin ürünüdür.

Kaynak: Okul Müdürlerinin Yönetsel Yaklaşımlarının İncelenmesi, Hilal Keçeci

YÖNETİM KURAMLARI
Klasik Yönetim Kuramları
Bilimsel Yönetim – Taylorizm
Yönetim Kuramı – H. J. Fayol
Bürokrasi Kuramı – Max Weber

 

1 Yorum on Bürokrasi Kavramı

  1. samuel
    11/01/2018 at 18:21

    burokrasi sistemi yavaşlatır admin yaşasın anarşist gençlik 😀

    Cevapla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.