Bilgi Evleri

Eğitim • 6 ay önce

Bilgievlerinin Tarihçesi ve Tanımı

21. yüzyıl yaşantısının içerisine bilgi ve iletişimin dâhil edilmediği bir yorumlama, içerisinde eksiklikler barındıracaktır. 21. yüzyıl tüm yönleriyle bilgi ve enformasyon üzerine kuruludur. Bu yüzyılda yaşayan insanların yüksek erişimli bilgiyle tanışması, özellikle bu yüzyılın ilk çeyreğinde yaşam standartlarında devrim niteliğinde değişimler yaratmıştır. Bilgi ve iletişim alanındaki hızlı gelişim; toplumu, sanayi toplumundan bilgi toplumuna dönüştürmüştür. Bu dönüşümün temel noktalarından biri de bilgisayarlar ve bilgisayar teknolojisinde yaşanan hızlı değişimlerdir (Kırık, 2007: 1).

90’lı yıllardan bugüne toplumun önemli bir kesiminin ilgisini çeken, gittikçe hızı artan, yaygınlaşan ve yapısı değişen internet, ülkemizde toplum yapısının değişmesinde önemli bir rol oynamıştır. (Kuzu, 2011: 10) Bu değişimler olumluluklar barındırdığı gibi olumsuzluklar da barındırmaktadır. Ebeveyn denetimine ihtiyaç duyan çocukların, bu hızlı ve ulaşılabilir erişim kaynaklarına denetimsiz ortamlarda müracaat edebilmesi, psikososyal gelişimleri üzerinde kontrolsüz bir etki meydana getirmeye başlamıştır. Holman ve ark. Tarafından yapılan çalışmada interneti yaygın bir biçimde kullanan ve zamanını bilgisayar oyunları oynayarak geçiren çocukların sosyal gelişimleri önemli ölçüde gerilediği tespit edilmiştir. Bu çocukların öz güvenleri düşük, sosyal kaygı düzeylerinin ve saldırganlık davranışlarının yüksek olduğu bulgusuna ulaşılmıştır (Cömert ve Kayıran, 2010: 167).

Bireylerin yaşları arttıkça ve internetin iletişim amaçlı kullanımının sağladığı faydalar arttıkça internet kafelere ilişkin olumlu görüşlerin azaldığı, bireylerin interneti kullanma süreleri ve psikososyal sorunları arttıkça internet kafelere dair görüşlerin olumlu yönde arttığı tespit edilmiştir (Kuzu, 2011: 26).

Bilgievlerinin yaygınlaşmaya başladığı 2006 yılında RTÜK tarafından yapılan araştırmaya göre ilköğretim öğrencilerinin %52.8’inin evlerinde bilgisayar bulunmadığı, %47.2’sinin ise evinde bilgisayar bulunduğu tespit edilmiştir. Bilgisayara sahip olan öğrencilerin %51.5’inin internet bağlantısının olmadığı ortaya çıkmıştır (Kırık, 2007: 5). Dolayısıyla internete ve bilgisayara kolayca erişim sağlayamayan çocuklar, internet kafelere yönlenmeye başlamıştır. İnternet kafelerdeki kontrolsüz ve yanlış yönlendirmelere müsait ortam, çocuklar için bir tehdit konumuna gelmiştir.

Bilgievlerinin kuruluşu ise çocukların yaygın bir biçimde internet kafelere başvurması, boş zamanlarının birçoğunun sokaklarda geçirmesi ve buradan gelebilecek tehlikelerle yakından ilgilidir.

2004 yılı Mart ayında gerçekleştirilen yerel seçimlerde Türkiye genelinde çok sayıda belediye başkanlığı kazanan Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) yöneticileri, bütün belediye başkanları ile bir toplantı gerçekleştirmiştir. Toplantıda; dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, belediyelerden sosyal hizmetlere ağırlık verilmesini istemiş ve gençleri, özellikle ilköğretim öğrencilerini, kafelerden uzak tutacak bilgi evlerinin kurulması projesini önermiştir. Bu öneri üzerine, bazı belediyelerde bilgi evleri projesi başlatılmış ve pilot bölge olarak seçilen İstanbul’da ilk bilgi evi 2005 yılı Şubat ayında Zeytinburnu Belediyesi tarafından hizmete sunulmuştur (Kavi ve Koçak, 2010: 568-569).

Bilgievlerinin tarihsel süreci, ilk kuruluşu itibariyle 2005 yılının Şubat ayına dayanmaktadır (Kavi ve Koçak: 568-569). Ancak bu tarihten önce de tam anlamıyla bilgievlerinin özellikleriyle uyuşmasa da ilham verme yönüyle İslam toplumunun miraslarından faydalanıldığı ifade edilmiştir.

Bağcılar Belediyesinin “Bilgi Evlerinin Tarihçesi” başlıklı ifadesine göre: “Bilgi Evi (Beytü´l-Hikme) yüzyıllara yayılan bir geçmişe sahiptir. Tarih boyunca İslam Dünyası´nda Beytü´l-Hikme (Bilgi Evi) adıyla anıla gelen Bilgi Evleri, günümüzde bu tarihi mirasının yeniden inşasıyla gençliğimize ilim ve irfan ışığı yaymaktadır” (Bağcılar Belediyesi, 2018).

Belediyelerin bir eğitim hizmeti olarak kurduğu bilgievlerinin bazı özellikleri, tarihteki “bilgi merkezli” kurumların özellikleriyle benzerlik göstermektedir. Bu bilgi merkezli kurumlardan biri Beytü’l-Hikmelerdir. “İslam Dünyası’nda Beytü’l-Hikme adıyla anılan oluşumların bugünkü bilgi evlerinin temeli olduğu düşüncesi hakimdir” (Kavi ve Koçak, 2010: 568). Daha çok kütüphane hizmeti işlevleriyle ortaya çıkan eski bilgi kurumları, bilgiyi üretme ve yayma noktasında modern bilgievleriyle benzeşmektedir.

Batlamyusoğullarının İskenderiye’si ve Fatımilerin Daru’l-Hikmeleri de bilgiyi üretme ve yayma amacıyla, bilgiye önem veren varlıklı aileler tarafından kurulmuştur. Öğrenciler, varlıklı aileler tarafından kurulan bu merkezlere okumak ve öğrenmek için giderlerdi. Bilgievleri, öğrencilere hizmet vermesi ve bilginin üretildiği merkezler olması sebebiyle Beytül-Hikmelerle kısmi bir yakınlık göstermektedir ancak bu yakınlık yapısal anlamda değil, ilham verme ve bilgiye olan değer yönüyledir (Avcı, N., 2000: 6-10).

Osmanlı döneminde ise bugünkü bilgievlerine yakın eğitim hizmetleri verilen yerler genellikle; camiler, medreseler, mektepler ve loncalar olmuştur. Bu kurumlar arasında Osmanlı toplumunda, ilkokul seviyesinde eğitim hizmeti veren kurumlar genellikle sibyan mektepleridir. Burada verilen eğitimler, din ve ahlak temelli bir yapı izlemektedir (Doğan, 1997: 415). Sibyan mekteplerinin yönetimiyle ilgilenen kişiler ise Müftüler ve Şeyhülislamlar olmuştur. Bu tarz mekteplerin belirli bir yönetmeliği, devletçe yahut herhangi bir kurum tarafından düzenlenmiş öğretim programları bulunmamaktaydı. (Doğan, 1997: 414) Bu merkezlerde din ve ahlak temelli eğitimler, ilkokul düzeyinde verilmekte ve ayrıca bu kurumlar merkezi bir eğitim sisteminden bağımsız yerel olanaklara göre işlev görmektedirler. Eğitim içeriği yönüyle olmasa da yerel ihtiyaçlara karşılık verebilmesi açısından bilgievleri ve Osmanlının bazı eğitim kurumları arasında çeşitli benzerlikler gözlemlenmektedir.

Bilgievlerinin tarihselliğinin anlaşılması açısından, organik bağlantısı zayıf olmasına rağmen “Köy Enstitüleri” önemli bir örnektir. Köy Enstitülerinin eğitim programlarının maksadı:  Köyde yaşayan çocukların eğitimiyle; aile, köy ve köy halkının birçok açıdan geliştirilmesidir (Yılmaz, B., 2013: 75).  Bilgievleriyle ilintili noktalardan birisi de aralarındaki amaçsal benzerliktir.

Köy enstitülerinde, bireylerin gelişimleri için önemli olan “Okuma-Yazma” geliştirme eğitimleri, günün belirli periyotlarında yapılan “Özgür Okuma” programları; kişinin sosyal, kültürel ve sanatsal yönünü geliştirmek için tasarlanan etkinlikler ve 1953 programında öne çıkan “Çocuk Edebiyatı” dersi, Köy Enstitülerinin, bilgievlerinin eğitsel amaçlarıyla yakınlık gösterdiğini ortaya koymaktadır (Demircan, 2007: 21). Ancak ne Osmanlı döneminin bilgi kurumları ne de Cumhuriyet döneminin bilgi kurumları, tam anlamıyla bugünkü bilgievlerinin çıkış noktası kabul edilebilir. Bilgievleri sabit bir tarihsel uzantıdan bağımsız müstakil ve biricik özelliklerde yapılardır. Türk Milli Eğitim sisteminde kendine has bir yapıyı ve işlevi temsil etmektedir.

“Bilgievi” kavramı,  “bilgi” ve “ev” sözcüğünün birleşimi sonucu ortaya çıkmış ve bu birleşimle bir eğitim terimi haline gelmiştir. Bilgi merkezli kurumlar olması sebebiyle ve geçmişten gelen ilhamla bu yapıların ismi “bilgi”nin olduğu ortam, yani “Bilgievi” olarak nitelendirilmiştir. “ev” sözcüğünün birincil anlamı, TDK (2011) sözlüğünde: “Bir kimsenin veya ailenin içinde yaşadığı yer, konut, hane” olarak ifade edilmiştir ancak “ev” sözcüğünün birincil anlamının dışında kullanıldığı isimlendirmeler de mevcuttur: “gözlemevi, dikimevi, huzurevi, cezaevi, kitabevi, konukevi ve cemevi” (TDK, 2011: 834). Bu örneklerde olduğu gibi “ev” sözcüğü, çeşitli tamlamalarla birlikte terimleşmiş, ilk çıkış noktasından uzaklaşmıştır. Ortaya çıkan yeni tamlamalar, farklı anlamları temsil etmiştir.  Bilgievleri ise bunun aksine yaygın bir biçimde, belediyeler tarafından  “Bilgi evi” olarak kabul görmüştür. Böyle bir kabulün arkasında yatan davranışlar ve fikirler belirsiz ve tartışılmaya muhtaçtır. Bu yeni bilgi ortamları; huzurevi, dikimevi yahut konukevi gibi yeni bir yapıyı temsil ediyorsa, doğru kullanımı “bilgievi” olmalıdır. Bu kullanım, hem kurumsallaşma açısından hem de yeni bir yapıyı temsil ettiğini göstermesi bakımından gereklidir.

Bilgievleri, 13 senelik tarihi geçmişe sahiptir. “Bilgievi” konulu akademik çalışmalar, kuruluşlarına göre daha yenidir ve kapsamlılıktan uzaktır. Dolayısıyla bilgievi yapısını tanımlamak güçlükler barındırmaktadır. Bu güçlüğün sebebi, bilgievleri hakkında düzenlenen yasa ve yönetmeliklerin sınırlılığıyla da alakalıdır. Başta Milli Eğitim Bakanlığı olmak üzere hiçbir kurum, bilgievlerinin çerçevesini çizmemiş ve tanımını, amaçlarını ortaya koymamıştır. Bu sebeple bilgievleri tanımları, bilgievi kuran belediyelerin yorumlarına ve internet sitesindeki bilgilere dayanılarak yapılmaktadır. Bu tanımlamalar hem sağlıksız, hem de bilgievini kuran belediyelerin hizmet algılayışı ve yorumlayışıyla sınırlıdır. Tüm bilgievlerini tek bir çatıda ele alan bir tanımlama henüz yapılmış değildir.

Bilgievleri, ağırlıklı olarak 7-14 yaş gruplarına hizmet vermektedir. 2. sınıftan başlayarak 8. sınıfa kadar bazı belediyelerde ise 7-18 yaş grubuna kadar ilkokul, ortaokul ve lise öğrencilerine hizmet veren eğitim yapılardır.

Küçükçekmece Belediyesi’nin şu ifadesi, bilgievi öğrencilerinin yaş sınırını ifade etmektedir: “Bilgi Evlerine üye olmak için ilkokul veya ortaokul’da okuyan öğrenciler; nüfus cüzdanı fotokopisi, 1 adet fotoğraf ile birlikte Bilgi Evlerimize gelerek kayıt formunu doldurmaları yeterlidir” (Küçükçekmece Belediyesi, 2018).

Zeytinburnu Belediyesi: “Mahallelerde özellikle 8-18 yaş grubuna bilgiye ulaşma, kendini geliştirme ve boş zamanlarını değerlendirme imkânı sağlamak…” gibi bir sınırlama getirmiştir (Zeytinburnu Belediyesi, 2018).

Başakşehir Belediyesi: “Bilgi evindeki faaliyetler, daha çok 8-14 yaş çocuk ve gençlere yöneliktir” (Başakşehir Belediyesi, 2019).

Şanlıurfa’nın Siverek Belediyesi, “Müftü Osman Efendi, Ahmedi Hani ile Ramazan Acarlar bilgi evlerine 4-5-6-7-8 sınıflarda okuyan öğrencilerimiz aileleriyle ya da bireysel olarak müracaat etmesi halinde ücretsiz olarak ikinci dönem kayıtlarını alıyoruz” (Siverek Belediyesi, 2018). İçerikli ifadesinde 4. sınıftan 8. sınıfa kadar öğrencileri kabul ettiğini belirtmektedir.

Bahçelievler Belediyesinde kurulan bilgievleri ise: ”özellikle 7–14 yaş gurubundaki ilkokul öğrencilerine yönelik hizmet vermektedir” (Bahçelievler Belediyesi, 2018).

Türkiye’nin dört bir yanına yayılan ve sayıları her geçen gün artan bilgievleri, bulunmuş olduğu beldenin sosyal yapısına uygun çözümler geliştirmektedir. Bu beldelerde ilköğretimden 1. sınıftan başlayarak, lise dönemlerine kadar “çocuk” ve “gençlik” merkezli hizmetler verilmektedir.

Yaş sınırlamasının dışında verilen eğitimin nitelikleri ve bu eğitimlerde kullanılan yöntemler de farklılıklar göstermektedir. İlk çıkış noktası itibariyle okula yardımcı “etüt, kurs” ağırlıklı hizmet veren bilgievlerinin; yayımlanan 676 karar sayılı, Kanun Hükmünde Kararname’nin 6. bölümünün 78. ve 79. maddelerine göre okul derslerine yardımcı olacak nitelikte etüt ve kurs açmaları, deneme ve seviye tespit sınavları hazırlamaları ve öğretim programı oluşturmaları yasaklanmış ve bu tarihten sonra bilgievlerinde yapısal değişimlere neden olan bir süreç başlamıştır. Ortaya çıkan yeni yapılarda büyük belirsizlikler ve çözümsüzlükler mevcuttur.

Tüm yöntemsel ve kategorik farklılıkların dışında, Türkiye genelindeki tüm bilgievleri ve bilgi temalı çocuk merkezlerinin eğitsel ve yapısal faaliyetleri incelendiğinde şu ortak noktalar göze çarpmaktadır:

  • Çocukları ve gençleri merkeze almaları,
  • Bilişsel, sosyal ve psikomotor gelişimi destekleyici olması,
  • Okula yardımcı nitelikte olması,
  • Çocukların, serbest zamanlarını değerlendirebilecekleri ortamlar olması,
  • Hizmetlerin ücretsiz sağlanması,
  • Mahalle merkezli yapılar olması ve bulunduğu mahallelerin ismiyle anılması,
  • Tüm donanım, araç-gereç ve insan kaynağının belediyeler aracılığıyla sağlanması ve finanse edilmesi,
  • Serbest internet sınıfları ve kütüphanelerin çocukların istifadesine sunulması,
  • İlk ve ortaokul derslerine yardımcı nitelikte atölye sınıflarının bulunması,
  • Esnek programlara sahip olması ve öğrenme çıktılarının yerel ihtiyaçlara göre düzenlenmesi,
  • Müstakil bir yapıyla yahut kültür merkezleriyle bütünleşmiş bir biçimde hizmet sağlaması,
  • Okullarla yakın işbirliği sağlaması,
  • Eğitim faaliyetlerini yürüten insan kaynağının: “Eğitici”, “Eğitmen”, “Öğretmen” sıfatıyla anılması ve insan kaynağının pedagojik sertifikalara ve diplomalara sahip olması,
  • Kültür odaklı hizmetler sağlaması; Tiyatro, sinema, konser gibi etkinliklere ücretsiz katılım sağlaması; gezi ve kamp programlarının düzenlenmesi,
  • Çocuk koroları, sportif faaliyetler, turnuvalar düzenlenmesi ve bu noktada öğrencilerin geliştirilmesi,
  • İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Milli Eğitim Bakanlığıyla işbirliği içerisinde protokollerle hareket etmesi,
  • Belediyelerin Kültür, Gençlik-Spor ve Sosyal hizmetlerini yürüten müdürlüklerin çatısı altında hizmet vermesi,
  • Esnek ders programlarına sahip olması, ikili(sabah-öğlen) eğitim veren bölgelerde ve tam gün eğitim veren bölgelerde esnek zamanlamaya bağlı kalması,
  • Rehberlik, yönlendirme ve mentörlük uygulamalarının olması ve Ram’la işbirliği içerisinde hareket etmesi,
  • Öğrencilerin yeteneklerini keşfedici ve ilgili dallarda yönlendirme yapıyor olması,

gibi ortak özellikler mevcuttur ancak bu özelliklerin bilgievi yapısını bütünüyle açıklaması mümkün değildir. Her belediye, konumlandığı beldeye göre bu özelliklerden bir kısmıyla hizmetini tanımlamaktadır. Ancak Türkiye genelindeki bilgievlerinin ortaya koyduğu tanımlar, amaçlar ve faaliyetler, çoğunlukla bu özellikler üzerine inşa edildiğini göstermektedir. Alanyazındaki bilgievi tanımlarının ve ortaya koyulan amaç ve hedeflerin bazıları şunlardır:

Tanımlar:

Zeytinburnu Belediyesi:

Özellikle 8-18 yaş grubuna bilgiye ulaşma, kendini geliştirme ve boş zamanlarını değerlendirme imkânı sağlamak, bilgisayar ve internete ulaşma fırsatı olmayan çocuklara bu imkânı vermek, şehir merkezlerinde bulunan kütüphanelere ulaşma zorluğunu aşarak kitap okuma alışkanlığını yaygınlaştırmak, ders çalışma ortamları müsait olmayan çocuklara çalışma ortamı sağlamak, kültürel ve sosyal hayatın gelişmesine yardımcı olmak, çocuklara bu doğrultuda rehberlik etmek ve onları yönlendirmek amacıyla açılmış olan sosyal mekândır (Zeytinburnu Belediyesi, 2018).

Fatih Belediyesi:

İlköğretim ve lise çağındaki gençlere kütüphaneye gitme ve kitap okuma alışkanlığı kazandırmayı hedefleyen; geleneksel kütüphanecilik anlayışının dışında, bilgisayar, internet ve kitapların bir arada olduğu, okul derslerine ve SBS’ye hazırlık kursları ile çocuklarımızın eğitimini destekleyen, farklı seminer ve yarışmaların düzenlendiği, çocuklarımızın sosyal gelişimini sağlayan, çağdaş bilgi ve teknoloji merkezidir (Fatih Belediyesi, 2018).

Bağcılar Belediyesi:

Çocukların okul dışındaki vakitlerde zararlı ortamlardan uzak durmalarını, kendilerini tanımalarını, bilgi ve becerilerini geliştirmelerini ayrıca çocukların arkadaşlığı, dostluğu ve paylaşımı öğrenebilecekleri bilgi merkezleri olarak tanımlamaktadır (Bağcılar Belediyesi, 2018).

Ümraniye Belediyesi:

Bilgi evleri, bilgisayarların ve kütüphanenin bulunduğu bilgi salonu, okuma alanı ve satranç bölümlerinden oluşan aktivite odaları ile 3-4-5-6-7 ve 8.sınıf çocuklara gözetim altında hizmet veren binalarımızdır” (Ümraniye Belediyesi, 2014: 177).

Bahçelievler Belediyesi:

Bilgisayar destekli sınıflar ve zengin kütüphanesinde öğrencilere ihtiyacı olan bilgiye kolayca ulaşma imkânı sunan, aynı zamanda boş zamanlarında kolektif çalışma, el becerilerini geliştirme, kitap okuma alışkanlığı kazanma, kültürel gezilerle tarihi ve kültürel değerleri öğrenme, çeşitli kampanyalarla, sanatsal çalışmalarla becerilerini arttırma ve yeni beceriler elde etme imkânı sağlayan (Bahçelievler Belediyesi, 2018) ortamlar olarak değerlendirmiştir.

Kocaeli Belediyesi:

Bilgievleri, 1. sınıftan 8. sınıfa kadar olan öğrencilerin okul dışı zamanlarında ve velilerinin tüm zamanlarda faydalanabileceği, hizmet edilen tüm bireylere eşit mesafede, temiz, ahlaklı bir eğitim ortamı oluşturmayı hedefleyen Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı sosyal bir eğitim projesidir. Hizmet alan kişilerin bilgiye kolay ulaşmasını sağlayan internet ve bilişim sınıfları, güncel ve klasik Türk ve dünya edebiyatı örneklerinin bir arada bulunduğu zengin bir kütüphane, güler yüzlü ve çözüm odaklı çalışan bir danışması bulunan, dersliklerinde öğrencilerin ve velilerin eğitim görebileceği modern ortamların bulunduğu bir yapıdır (Kocaeli Belediyesi, 2018).

Eyüp Sultan Belediye Başkanı, Remzi Aydın (2016)’a göre bilgievleri:

Bilgi Evi ve Gençlik Merkezleri’nin her öğrencinin becerisine göre kendini geliştirmesini sağlayan bir eğitim yeri olduğunu” belirtmiş ve “Zengin fakir ayrımı yapmadan, çocuğunu özel okula gönderemeyen ya da özel ders hizmetler için yeterli gelire sahip olamayan ailelerin çocukları için farklı ve önemli bir eğitim alanı.” olarak tanımlamıştır (Eyüp Sultan Belediyesi, 2018).

Bilgievi hizmeti veren belediyelerin, çok azının “bilgievi” içerikli internet sitesi bulunmaktadır. Dolayısıyla bilgievlerini nasıl değerlendirdikleri, nasıl tanımladıkları ancak ikincil haber kaynaklarıyla öğrenilmektedir. Bu, yeni yeni gelişmekte olan bilgievi yapılarının önemli eksikliklerindendir.

Yaygın tanımlamaların ışığında: Bilgievleri; ilkokul, ortaokul ve lise kademelerinde eğitim gören (7-18) çocukların; bilişsel, sosyal, kültürel ve ahlaki gelişimlerini destekleyici nitelikte eğitim hizmeti veren, il ve ilçe belediyelerinin kurduğu ve işlettiği bilgi merkezli öğrenme ortamlarıdır.

Bilgievlerinin Yasal Boyutu

Bilgievlerinin yasal varlığı, kuruluşunun (2005) ilk dönemlerinden beri tartışılmaktadır. Bu tartışmaların odak noktalarından bir tanesi de Türk eğitim sistemi içerisindeki konumlanışıdır. Bilgievlerini tanımlayan metinlerin azlığı, yasal alt yapısının kurulmamış olması gibi bir takım sebepler, bu soru işaretlerinin artmasına sebebiyet vermiştir.

Türk eğitim sistemi içerisinde eğitim faaliyetleri “örgün” ve “yaygın” olmak üzere iki küme içerisinde yürütülmektedir. Örgün eğitim, Milli Eğitim Bakanlığı’nın kendi örgütsel ve kurumsal yapısı içerisinde, devlet ve özel sektör girişimleriyle birlikte belli bir planla yürütmekte ve ana odak noktasını oluşturmaktadır. Örgün Eğitimin dışında kalan yaygın eğitim faaliyetlerinin ise kuramsal anlamda gelişimi yakın tarihlerde başlamıştır. Dolayısıyla hala gelişimi devam eden yaygın eğitim türlerinden olan bilgievleri de kapsam içerisinde yer bulamamıştır.  Bilgievleri gerek tanımlanışı gerekse yönetim ve hizmet yapısıyla merkezilikten uzak, yerel ihtiyaçlara göre hizmet vermektedir dolayısıyla yasal anlamda da her belediye ihtiyaca göre farklı yorumlayışlarla hizmetlerine devam etmektedir.

Belediye ve alt organlarının görev, yetki ve sorumluluklarını ele alan ve kanuni bir çerçeve çizen Belediye Kanununda: “belediyenin mali durumu” ve “hizmetin ivediliği” ilkeleri, bilgievi kurma motivasyonuna dayanak oluşturmaktadır. Türkiye genelindeki yaygınlık durumu da bununla yakından ilgilidir.

24. dönem, 4. yasama yılı, 20.11.2013 tarihinde Sakarya Milletvekili Engin Özkoç’un dönemin Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’ya yönelttiği yazılı soru önergesinde şu ifadelerle bilgievlerini irdelemektedir:

Bakanlığınız tarafından dershanelerin ve etüt merkezlerinin kapatılması konusunda yürütülen çalışma günlerdir kamuoyunu meşgul etmektedir. Özellikle Başbakan Sayın R. Tayyip Erdoğan, dershanelerin kapatılması konusunda son derece ısrarcı davranmakta ve dershanelerin gerekli olmadığını beyan etmektedir. Hükümet Sözcüsü Sayın Bülent Arınç, eğitime yaptıkları yatırım sayesinde dershanelere gerek kalmadığını açıklamıştır. Öte yandan, birçok Adalet ve Kalkınma Partili AKP’li belediyelerin “Bilgievi” adıyla etüt merkezleri kurmuş oldukları, bu evlerde öğrencilerin derslerini destekleyecek eğitim verildiği bilinmektedir. Bir örnek vermek gerekirse, sadece Ankara Mamak Belediyesinin 13 adet “Bilgievi” olduğu, kendi resmi web sayfasında görülmektedir. “Bilgievi” eğitime yapılan yatırımlar sayesinde dershane ve etüt merkezlerine ihtiyaç kalmadığını öne süren Hükümetin kendi partisinden belediyelerce yürütülen dershane çalışmasıdır.
Bu çerçevede:

  1. Türkiye’de kaç adet “Bilgi Evi” vardır?
  2. Bilgi Evlerine devam eden öğrenci sayısı nedir?
  3. Kaç belediyenin Bilgi Evleri bulunmaktadır? Bu belediyeler hangileridir?
  4. Bilgi Evleri Milli Eğitim Bakanlığı denetiminde midir?
  5. Bilgi Evlerinin yasal dayanağı nedir?
  6. Okul dışı eğitim alanlarına gerek kalmadığını düşünen Hükümetin kendi partisinden belediyelerce yürütülen bu faaliyet hakkındaki görüşünüz nedir? (TBMM, 2018: 34798)

Ancak bu soru önergesine yanıt verilmemiş ve Milli Eğitim Bakanlığının bilgievleri meselesine dair yaklaşımı yeterince aydınlatılamamıştır.

Bilgievlerine dayanak oluşturan ilgili kanunun ek maddesinde:

Okullar ile özel öğretim kursları hariç olmak üzere başka adlarla da olsa ilköğretim ve ortaöğretim örgün eğitim programlarının aynısı veya bir kısmını uygulayan ya da bu programlara yönelik deneme, seviye tespit sınavı gibi adlarla toplu sınav organizasyonları yapmak üzere faaliyet göstermek için yüz yüze veya uzaktan öğretim yöntemi ile özel öğretim kurumları veya yerler açılamaz, işletilemez, öğretim programları oluşturulamaz. Sivil toplum kuruluşları ile yükseköğretim kurumlarının sürekli eğitim merkezleri gibi birimlerinde de bu faaliyetler yürütülemez. Belediyeler ise il millî eğitim müdürlükleri ile yapılan ve Bakanlıkça onaylanan ortak işbirliği protokolleri çerçevesinde, örgün eğitim programlarına destek mahiyetinde ücretsiz kurslar açabilir (Özel Öğretim Kurumları Kanunu, 2007: 14/Ek Madde 2). İlgili madde 678 karar sayılı Kanun Hükmünde kararnameyle düzenlenmiş ve:

Belediyeler, sivil toplum kuruluşları” ibaresi “Sivil toplum kuruluşları” şeklinde değiştirilmiş ve aynı fıkraya aşağıdaki cümle eklenmiştir.

Belediyeler ise il millî eğitim müdürlükleri ile yapılan ve Bakanlıkça onaylanan ortak işbirliği protokolleri çerçevesinde, örgün eğitim programlarına destek mahiyetinde ücretsiz kurslar açabilir.” ibaresi eklenmiştir (Kanun Hükmünde Kararname, 2016: 34). Bu son düzenlemeye göre belediyelerin okul müfredatlarına uygun bir şekilde eğitim hizmeti veren eğitim kurumları açabilmesi için özel izin alınması kararlaştırılmıştır. İlgili maddeyle birlikte protokol imzalayarak hizmet veren bilgievleri olduğu gibi henüz protokol imzalamamış, “Sosyal Etkinlik Merkezine” dönüşümünü sağlamamış olan bilgievleri de mevcuttur.

Bilgievlerinin ilintili olduğu “Sosyal Etkinlik Merkezi” kavramı Özel Öğretim Kurumları Kanununu (2007:2/p)’nda şöyle tanımlanmaktadır:

Sosyal etkinlik merkezi: İl millî eğitim müdürlükleri ile belediyeler arasında yapılan ve Bakanlıkça onaylanan ortak işbirliği protokolleri çerçevesinde, Bakanlığın verdiği işyeri açma ve çalışma ruhsatı ile belediyelerce açılan ve işletilen, ilköğretim ve/veya ortaöğretim öğrencilerinin ödev ve projelerine ilişkin araştırmalar yaptığı, öğrencilerin ilgi, istek ve yetenekleri doğrultusunda sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif faaliyetlerin yürütüldüğü özel öğretim kurumları” olarak tanımlanmıştır (Özel Öğretim Kurumları Kanunu, 2007:2/p).

Kaynak: Yönetim Süreçleri Bağlamında Bilgievlerinin İncelenmesi: Küçükçekmece Belediyesi Örneği, Erdi Demir, 2019, Yüksek Lisans Tezi

💬 Yorumlar
Yorumları Göster