Belediyenin Eğitim Sorumlulukları

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre: Türkiye’nin toplam nüfusu 2018 yılı itibariyle “82.003.882” iken, 0-14 yaş grubundaki çocuk nüfusu ise “19.184.329”dur. Çocuk nüfusu, toplam nüfusun % 23,4’nı kapsamaktadır: Tablo 2.2’de Türkiye’nin toplam nüfusu ve çocuk nüfusu görülmektedir:

Bu denli yüksek bir çocuk nüfusunun eğitime katılımı da başlı başına bir meseledir. Dolayısıyla bu önemli ve zor uğraş için devlet her türlü kanal ve mekanizmayla varlığını göstermek istemektedir. Ancak bu konuda atılan adımların birçoğu merkezi girişimlerden oluşmaktadır. Oysa dünyada çocuklara ve gençlere yönelik hizmetlerin odağında yerel yönetim yapılarının bulunması temel bir varsayım olarak kabul edilmektedir (Oktay, 2017: 310).

Türkiye’nin aksine İngiltere gibi eğitimde yerelliği sağlamış Avrupa ülkeleri de mevcuttur. Yerelliği sağlamadaki ana dayanak noktası, yerel yönetimler aracılığıyla eğitim hizmetlerinin sağlanması ve belediyenin bir görevi olarak kabul edilmesidir (Aydın, A., 2008: 65).

Kentlerdeki ekonomik, sosyal ve kültürel nitelikteki problemlerin çözümünde yerel yönetimler anahtar konumdadır (Oktay, 2017: 309). Belediye hizmetlerinin ihtiyaca uygun olarak özelleştirilebilir olması, hızlı ve çözüm odaklı sağlanabilmesi gibi imkânlar, eğitim hizmetleri üretebilme adına yerel yönetimlerin elini güçlendirebilmektedir. Belediyelerin anayasal anlamda eğitimle ilgili görevleri ise şöyledir:

Belediye Kanunu (2005: 14/b)’na göre: “Devlete ait her derecedeki okul binalarının inşaatı ile bakım ve onarımını yapabilir veya yaptırabilir, her türlü araç, gereç ve malzeme ihtiyaçlarını karşılayabilir”. Yine aynı kanunun ilgili bendinde bulunan ”Okul öncesi eğitim kurumları açabilir” ibaresi, Anayasa Mahkemesi’nin 24/01/2007 tarihli E.2005/95 ve K. 2007/5 sayılı kararıyla iptal edildiği görülmektedir. Dolayısıyla belediyelerin eğitimle olan ilintisi yasal tartışmaların odağında bulunmaktadır.

Eğitim Kanunu (1961: 11)’na göre belediyelerin de dâhil olduğu çeşitli kurumların, eğitim kurumu açmasına dayanak oluşturan ilgili kanun şöyledir:

Yetiştirici ve tamamlayıcı sınıflar ve kurslar, mecburi ilköğrenim çağında bulundukları halde, öğrenimlerini yaşıtlarıyle birlikte zamanında yapmamış olan çocuklara kısa yoldan ilköğrenim vermek ve ayrıca yetişmelerine lüzum görülen çocukları ilköğretim okuluna hazırlamak veya ilköğretim okulunu bitirmiş olup da henüz mecburi öğrenim çağında bulunan ve üst dereceli öğrenim kurumlarına gidemiyecek olanların genel bilgilerini artırmak ve kendilerine iş ve üretim hayatında faydalı olacak bilgi ve maharetleri kazandırmak amacıyle gerçek ve tüzel kişilerle, belediyeler, özel idareler ve Devlet tarafından açılabilir.

Bu kanuna göre; gerçek ve tüzel kişiler, belediyeler, özel idareler ve devlet; yetiştirici ve tamamlayıcı sınıf, kurs, okula destek faaliyetleri vb. gibi yapılarla eğitime belirli bir oranda müdahil olabilecek konumdadır.

Okul öncesi kurumlarında mecburi öğrenim çağına gelmemiş olan çocuklar eğitilir. İsteğe bağlı tamamlayıcı sınıflarda ve kurslarda, ilköğrenim çağı dışına çıkmış olup da üst dereceli öğrenim kurumlarına gidememiş olan yurtdaşlardan genel bilgilerini artırmak ve kendilerinin daha iyi bir iş ve üretim unsuru olarak yetiştirilmeleri amaciyle öğretim yapılır. Bu kurumlar gerçek ve tüzel kişilerle belediyeler, özel idareler ve Devlet tarafından açılabilir (Eğitim Kanunu, 1961: 13).

Yasa ve yönetmeliklerin çizmiş olduğu sınırlar, yeni eğitim hizmetleri ve konseptlerinin oluşturulması açısından kısıtlayıcı hükümler içermektedir. Belediyeler eğitim anlamında yalnızca bir ortak olarak görülmekte ve doğrudan örgün eğitime müdahale etmemesi beklenmektedir. Bu sebeple bilgievi modelinin henüz yasal anlamda kısıtlı bir hareket alanı bulunmaktadır. Yerel eğitim konseptlerinin geliştirilebilmesi için eğitim başta olmak üzere sağlık, güvenlik ve ekonomik bazı alt yapı ve uygulamaların geliştirilmesine ihtiyaç vardır (Aydın, M., 2008: 65).

Türkiye’de merkeziyetçi yönetim sisteminin ortaya koyduğu değerlere karşı eleştirel bakış açıları da mevcuttur. “Merkeziyetçiliğin” karşısına “Adem-i Merkeziyet” olarak da bilinen “Yerellik” kavramı, uzun zamandır eleştirel kıymetini korumaktadır. Merkeziyeçilik, karar verme yetkisinin büyük oranda merkezi yönetimin elinde bulunduğu tekçi (unitary) yönetim sisteminden, yetkinin yerel yönetimlere verildiği bir yönetim sistemine uzanan doğrunun iki ucunu temsil etmektedir (Tural, 1995: 19; Akt., Köksal, 1997: 37).

Eğitsel açıdan yerellik kavramı ise eğitim sisteminin girdilerinden çıktılarına kadar tüm yönetsel kararların yerel yönetimlerce kontrol edilmesi olarak tanımlanmaktadır (Başaran, 1993: 46; Akt., Köksal, 1997: 38).

Eğitimde merkezileşmeye karşı eleştirel tutumlar mevcuttur. Değişimin sağlanması hususunda bazı dayanak noktalarından biri de şudur:

Okul, öğrenci ve öğretmen sayılarının artması, hizmet alanlarının genişlemesi ve Milli Eğitim Bakanlığı merkez örgütünün yapısal büyümesinin, birimler arası eşgüdümün zorlaşmasına ve örgütün rutin işlere boğulmasına neden olduğunu belirtmekte ve merkez örgütünün işleyişinin kolaylaşması için yetki ve görevlerin bazılarını taşra örgütlerine aktarması gerektiğini belirmektedir (Usluel,1995: 37; Akt., Köksal, 1997: 44).

Bazı araştırmacılar, merkezi yönetimin yürüttüğü eğitim hizmetlerinin belirli sınırlar çerçevesinde belediyelere bırakılmasının bürokratik işlemleri azaltacağını ve hizmetlerin daha etkin ve kolay yürütülebileceğini savunmaktadır (Görmez, 1995:333; Akt., Köksal, 1997: 45).

Yerelleşmeye dair karşı eleştiriler de bulunmaktadır. Sistemsel açıdan yerelleşen ülkelerde farklı sorunlar ortaya çıkabilmektedir. Sistemin yerelleşmesinde yetki ve sorumluluklar da devredilmektedir. Katılımcı olmayan, sorgulama ve sorumluluk kültürü zayıf olan toplumlarda hizmetlerin yürütülmesinde çeşitli zorluklar çıkabilmektedir (Prash, 1990; Akt. Köksal, 1997: 46).

Kaynak: Yönetim Süreçleri Bağlamında Bilgievlerinin İncelenmesi: Küçükçekmece Belediyesi Örneği, Erdi Demir, 2019, Yüksek Lisans Tezi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.